Göç Yolları Görünür Bize

Çobanın yüz yıllık heybesi ile

Çandır köyünde Yörük kültürünü yaşatan Mehmet ve Hatice Varol’un misafiriyim. Kapıdan içeri girince beni bir Yörük çadırı karşılıyor. İçerde 100 yıllık bir gelinlik, renkli kıyafetler, yün eğirmek için çıkrıklar, çobanların yemek taşımak için kullandığı heybeler, körüklü çizmeler var. Dokunuyorum kıyafetlere, kim bilir neler yaşadılar. Genç yaşta ölüp bebelerini öksüz bırakan gelinin zülüflerini görüyorum, hikayesini dinliyorum. Bir belgeselin içinde gibiyim.

Mehmet Amca evlendikten sonra yerleşik hayata geçmiş bir yörük. Bir çadır müze yapmış, gelir beklemeden yörük kültürüne ait eşyaları sergiliyor, onları köye gelen yerli ve yabancı turistlerle buluşturuyor.Yörük olarak Çandır Köyü’ne 1300 ‘lü yıllarda gelmişler , Mehmet Amca’nın babasının dedesinin mezarı Ölemez Dağı’na defnedilmiş.Meraktayım, nasıl göçüyorlar, hastalık var, doğum var; göçe ne zaman karar veriyorlar?
-‘Kadınlar kıkırdaşmaya başladığı zaman göç vakti gelmiştir.’ diyor.
(Sonradan düşünüyorum da ; işlerin bittiği, dedikodu yapılmaya başlandığı zamanı kastediyor olmalı)
Çocukluğunda hep göç halindelermiş, bana birkaç hikaye anlatıyor.
-‘Dur Mehmet Amca’ diyorum, ‘Yazayım, unuturum bunları’
Aman canım, unutacak ne varmış anlamında gülüyor. Ses kaydı yapsaydım ya, unuttum işte!
İkisi de çok tatlı , çok hoşsohbet. Hala göç eden yörük olup olmadığını soruyorum, bana dergideki haberi gösteriyorlar. Muğla’da yapılan festivalden görüntüler…Kadınların kıyafetleri ne canlı, ne güzel…Günlük kıyafetleriymiş. Hatice Teyze içeriden bir örtü getiriyor. Dergideki kadının başını bağladığı örtünün aynısı, başıma bağlamama yardım ediyor,bir de karanfil takıyor. Yörük kızı oldum!

yörük usulü baş bağlama :)
yörük usulü baş bağlama 🙂

Mehmet Amca uzun yıllar çobanlık ve arıcılık yapmış, hayvanları çok sevdiği belli. Bu sefer de nasıl çobanlık yaptığını soruyorum, öyle güzel anlatıyor ki. Çobanın heybesi canı gibi kıymetli, çadırdan bana eski zamanların heybesini bulup getiriyor.

Çobanın ekmek torbası
Çobanın ekmek torbası

Eski zamanlarda develerle göç edilirmiş, develer çok kıymetliymiş ayrıca bir kişinin mal varlığı da sahip olduğu develerle ölçülürmüş.DSC00998
Mehmet Amcanın kalın bir defteri var, anılarını ve köyün hikayelerini yazdığı. Kitap olacakmış.
-‘Ben okul bitirmedim kızım, dilim döndüğünce anlatacağım işte’ diyor.
-‘Ne iyi yapıyorsun’ diyorum.

Yünü ipe çeviren çıkrık
Yünü ipe çeviren çıkrık

Sohbetimiz boyunca kah oba beyi oluyorum, kah çoban , kah başında karanfil yörük kadını…
Gözümün dergideki festivale takılıp kaldığını fark ediyorlar, ‘yolun bu taraflara düşerse, seni de götürürüm festivale’ diyor Mehmet Amca. Seviniyorum. Hayat ,yine ne güzel insanlarla karşılaştırdın beni!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir