Hayaller, Hikayeler ve Çemberler

 

Hikaye anlatıcılığı ile tanışmam yolculuk yaptığım zamana denk geliyor. Bundan dört sene önce, masal geceleri , benimle beraber yolculuk eden ‘Kurtlarla Koşan Kadınlar’ kitabı, sevdiğim masalları okumam, çözümlemelerini tekrar tekrar okumam, bir masalın bitmemesi ve yolun devam etmesi…

Döndüğümde hikayeleri sınıfıma taşıdım ve o zamandan beri farklı yaş gruplarıyla gerek köyde gerek şehirlerde farklı hikaye çemberleri kurdum. Seiba heybeme yeni masallar kattı, Çocuklarla Felsefe’de soruşturma yöntemleri geliştirdim, BBOM Öğretmen Köyü ile öğretmen topluluğuna dahil olmanın keyfini yaşadım. Çember adabı kalpten konuşulan, dinlenilen , hiyerarşik bir yapının olmadığı iletişim biçimi. Sınıf çemberleri, sınıfta duygulara alan açan çalışmaların yapılması benim için çok ilham verici oldu. Sınıflarda bu alanda  neler yapıldığı yeni yazımın konusu olsun.

Neden Masal Anlatıcılığı?

Benim için en önemli faktörlerden biri, masalların bizi birbirimize bağlaması, bir araya getirmesi. Masallar bağ kurduruyor. Tablete ya da başka bir teknolojik aletlere bağlı olmadan söz ile, kelimelerle  aynı ortamda buluşuyoruz. Öğrencilerimin kendilerini ifade etme yetenekleri canlanıyor, dinleme becerileri gelişiyor, bir arada olduğumuz için aidiyet hissi güçleniyor.  Derslerine masal anlatıcısı olarak misafir olduğum bir ilkokul öğrencisi , sınıflarına ikinci kez gittiğimde birden bire hikaye anlatmaya başlamıştı. Onların bu yönünü geliştirebiliyorsam ne mutlu bana.

Yolculuk

Bu sömestr de Hindistan’da Türkiye’de aldığımız eğitimin üzerine bir derinleşme programı gerçekleşecek. On beş gün sürecek bu programda hem Hint Kültürünü deneyimleyeceğiz, hem de Hint anlatı teknikleriyle tanışacağız. Benim için yeni olan bir kültürde yeni yaklaşımlar, yeni yaşantılar görmenin anlatıcılık yönümü güçlendireceğini düşünüyorum.

Biz hikayeciler, bulunduğumuz yerin havasından suyundan etkileniriz. Köyde yaşarken göle, zeytin ağaçlarına, ineklere bakıp imgelerdim, şehirde ise çok farklı kaynaklar var. Bu kalabalık şehirde artık malzemelerim doğa değil, kahvedeki sohbetleri, dolmuşta konuşulanları dinliyorum. Hikayeler beni olduğum yere köklendirme konusunda  farkına varmadan yoldaşım olmuş. Bu yüzden Hindistan yolculuğu beni heyecanlandırıyor. Yeni hikayeler , yeni ilhamla dolu olacağımı hissediyorum.

Şu anda Tarlabaşı’nda okul öncesi dönemi çocuklarla çalışıyorum. Döndüğümde okullarla ve sivil toplum örgütleriyle daha fazla masal atölyesi gerçekleştirme niyetim var. Ayrıca elimdeki verileri derleyip güzel bir kaynağa dönüştüreceğim.

Bu yolculuğu Aralık ayının başında  fonlamaya açtım. İlk çağrı yazımı buradan okuyabilirsiniz. Bu süreçte pek çok destek geldi, herkese çok teşekkür ederim.  Destek istediğim miktarın %57 sine , 2280 TL ye ulaşmış durumdayım. Fonlamam dört gün  daha devam edecek ve sonra kapatacağım.

Bir hatırlatıcı olarak, bana nasıl destek olabilirsiniz?

Döndüğümde çeşitli etkinlikler düzenleyeceğim. Yapacağım etkinliklere katılarak bana katkı sağlayabilirsiniz.

  • Hindistan yolculuğumu anlatacağım ‘Yola Çık!’ sunumu :25 TL
  • Düzenleyeceğim masal gecesine katılım : 30 TL
  • Masal Anlatıcılığı Üzerine Atölye : 100 TL
  • Işıl Kayagül
  • Yapı ve Kredi Bankası
  • TR91 0006 7010 0000 0052 6395 84

Bu haftaki destekçilerim Filiz, Çağrı, Aybike, Müge, Cihangir, Ebru ve Işıl’a çok teşekkür ederim.

Sevgiler ve selamlar

 

 

 

Işılın Topluluk Fonlamasında Neler Oluyordu?

Yaşayan Köy/ Beypazarı
Masal Şenliğimizden

Canlar, fonlamamda ikinci hafta bitti. Duyan, duyuran, armağan gönderen , destekleyen herkese çok teşekkür ederim. Bu hafta neler oldu neler bitti sizinle paylaşmak istedim. Bundan önce özet babında, yolculuğum hakkındaki ilk yazım için buraya, ikinci yazım için buraya tıklayabilirsiniz.
Fonlama çağrımda tanımadığım iki kişiden armağan geldi. Ne büyük mutluluk! Kendilerine bana inandıkları ve hayalime destek oldukları için teşekkür ederim. Ayrıca bu hafta Mira Yoga’da yolculuğuma katkı sağlaması amacıyla bir masal atölyesi gerçekleştirdik. Bana alanı açan Hatice’ye, kolaylaştırıcılığıyla eşlik eden Zeynep’e ve katılımcılara çok teşekkürler. Benim içinde çok yankılanan bir çalışma oldu . Kısmetse Hindistan’a gitmeden bir tane daha gerçekleştirmek niyetindeyim. Takipte kalınız. 🙂
Yolculuğum için ilk hafta 645, ikinci hafta 500 tl olmak üzere toplam 1.145 TL destek gerçekleşti. Hedeflediğim 4.000 TL ye yaklaşmama 2.855 TL kaldı. Çok şükür <3

Heyecanım devam ediyor. Hatta kalbim bu yazıyı yazarken küt küt atıyor.

Bir ricam var. Yolculuğa bir ay kaldı . Armağan olarak sunduğum atölyeleri gerçekten ilgileneceğini düşündüğünüz, onlara iyi geleceğini hissettiğiniz arkadaşlarınızla paylaşır mısınız? Masala ilgi duyanlar, hikayeciler, hayalperestler, ekonomistler, eğitimciler, öğrenciler, doktorlar, mühendisler, çiftçiler… Atölyeler hepimizi kapsıyor, çünkü hikayeler birleştirir.
Nasıl destek olabilirsiniz?
Hindistan Yolculuğumu Anlatacağım ‘Yola Çık!’ sunumu : 25 TL
Yetişkinler İçin Masal Gecesi: 30 TL
Hikaye Anlatıcılığında Derinleşmek İsteyenler İçin Atölye : 100 TL
Bu atölyeleri döndüğümde İstanbul’da gerçekleştireceğim. Siz şehir dışında da olsanız bu şehirdeki bir arkadaşınıza uçurabilirsiniz.
Sorularınız ve önerileriniz için : isilkayagul@hotmail.com
Işıl Kayagül
Yapı Kredi Bankası
IBAN: TR91 0006 7010 0000 0052 6395 84
Veeeee son olarak , çok teşekkür ederim bu haftaki destekçilerim:
Burak, Derya, Zeynep, Hatice, Buket, Nihal, Çiğdem, Nilüfer, Çimer ve Çağım’a çok teşekkürler.
Bu çağrıyı açmama destek olan Nalan, Emre ve Begüm’e de ayrıca teşekkürlerimi yolluyorum.

Herkese sevgiler ve selamlar

Işıl

Topluluk Fonlamam Hakkında Güncelleme

Topluluk Fonlamam Hakkında Güncelleme:

Herkese merhaba,

Bugün Hindistan’a yolculuk niyetimi yazmamın ve topluluk fonlamasını  başlatmamın dokuzuncu  günü. Bu süreçte ne olup bittiğini sizinle paylaşmak istedim.  Geçen haftaki yazım burada.

Bu fonlamayı başlatmadan önce uzun uzun düşünmüştüm. İstemek bende  kırılgan bir yere denk geliyor.‘Tuhaf olur mu?’ ‘Nasıl olacak?’ ,’ Ya kimse beni görmezse?’ diye.

Görüldüm. Destekler geliyor, şükür. Dokuzuncu gün itibariyle 645 tl desteğiniz oldu. Sevgili destekçilerim Bahar, Berna, Eda, Sedef, Asuman,Berke, Özge, Nihal , Feryal ve Emre’ ye çok teşekkür ederim. Ayrıca manevi destekçilerime de çok teşekkür ederim.

Şimdi ne hallerdeyim? Haftaya kısmetse vize için başvuru yapacağım.  Uçak bileti hariç, masrafların 8500 tl olduğunu önceki yazıda belirtmiştim. Yaptığım hesaplamada bu miktarda 4500 tl lik tutarı ben karşılayabiliyorum. Geri kalan 4000 tl lik kısmı borçlanmadan, zorlanmadan karşılayabilmek için topluluk desteğine ihtiyacım var. Geçen haftaki 645 tl destekten sonra kalan ihtiyacım:  3355 tl.

Ve yola çıkış tarihim :19 Ocak

Peki kalan miktar için bana nasıl destek olabilirsiniz?

Hindistan’daki program 15 gün sürecek. Döndüğümde destekçilerime bazı armağanlar sunacağım:

 

Hindistan yolculuğumu anlatacağım : ‘Yola Çık!’ sunumu  25 tl katkı

Hindistan sonrası masal gecesi katılım: 30 tl katkı

Masal Anlatıcılığı ile ilgilenenler için ‘Anlatıcılığa Giriş’Atölyesi: 100 tl katkı

Gönlünüzden geçen katkıları yolculuğumdan önce bana iletirseniz bu durum benim için oldukça kolaylaştırıcı olacak. Ayrıca siz katılamazsanız ya da şehir dışında da olsanız bir arkadaşınıza bu etkinlikleri armağan edebilirsiniz.

Buna ek olarak, bu hafta sonu Eğitmen ve Profesyonel Koç olan Zeynep Berkol ile Mira Yoga’da Hikaye Yazma Atölyesi gerçekleştireceğiz. Katılmak için detaylar burada. Bu atölyeye katılarak ya da arkadaşınıza armağan ederek de yolculuğuma katkı sağlamış olacaksınız.

Benden şimdilik bu kadar. Heyecanlıyım. Herkese selamlar ve sevgiler 🙂

*Görselde kullandığım resmi Esen benim için yıllar önce çizmişti. O’na sevgilerimi uçuruyorum.

Görebilir Misin İçimin Rengini?

Görünürlük üzerine bir buluşma ne zamandır içimde yankılanıyordu. ‘Çember’ ya da ‘council’ ya da ‘meclis’.Ankara Yaşam Çemberi‘nde ‘En son ne zaman görüldüğünü hissettin? sorusu beni bayağı sarsmıştı ve kendime sorup duruyordum. Bir kaç gün sonra  Güneybatı toplaşmamızda Fethiye’de- gezginim ya ben, koordinat değiştiriyorum sürekli- Nalan’a bir buluşma düzenleyelim dediğimde buluştuk , konuştuk ve şaşırarak gördüm ki Nalan’ın kendi sitesinde ilk yazdığı yazı görünürlük üzerineymiş .Karşılaşmamız bir tesadüf mü?

12773247_10153981832392445_1227617437_o
Çember, kalpten dinleme ve konuşma üzerine birbirimizin alanlarını gözeterek gerçekleştirdiğimiz bir buluşma.

 

Hazırlıklara başladık, çağrımızı yaptık ve çemberi gerçekleştirdik. Dün görünür olmak isteyen ne varsa su yüzüne çıktı, vakti gelmeyenler, biraz daha demlenmek için bekledi.

939396_10153981832602445_1745323268_o12842466_10153981832237445_518341055_o

İyi hissediyorum, içimdekileri duyan, beni yargılamadan dinleyen, göz göze diz dize oturduğum canlar var. Alanım ve zamanım var. Hele ki şu hızlı İstanbul’un içinde. Dilerim ki, bu bir başlangıç olsun. Bu yazı da fiziksel ya da manevi olarak yanımızda olanlara uçsun <3

*Fotoğraflar için Burcu Ceylan’a teşekkürler 

Anlatıcının Renkleri

şifa1

Geçtiğimiz hafta sonu Seiba Uluslararası Hikaye Anlatıcılığı merkezi tarafından düzenlenen Jessica Wilson ile Masallarla Şifa eğitimine katıldım. Bendeniz anlatıcının yolunda ilerlemekle birlikte ne daha önce masal anlatıcılığı eğitimi almış ne de konu ile ilgili atölyelere katılmıştım. Zaman zaman kendi yolculuğumu zaman zaman ise duyduğum ve okuduğum masalları anlatmaya koyulmuştum. ‘Masallarla Şifa’ meselesi beni cezbetti, içimdeki gizli şifacı bu eğitime gitmek istedi ve Jessica ile masal yolculuğumuz başladı.

Devam

Armağanlarım ve Ben

GiftivalHeader

Bu yazının büyük bir kısmı otobüste yazıldı. Yolculuğum boyunca birkaç kez yol paylaşım sitelerini, birkaç kez de otostop kullansam da , şu anda ‘konfor’ alanımın içinde otobüsteyim. Otostop zaten kalabalık olunca güzel. Geçen ay arkadaşlarımla ilk defa bir tır otostopu yapmıştım . Bizimle yolunu paylaşan tırcı Ramazan Abi hem hoş sohbet hem de eli açıktı, yol molasında bize yemek ısmarladı durdu. Ne armağan ama! Bir de hani derler ya, ‘Allah fukara kulunu sevindirmek için önce eşeğini kaybettirir , sonra da buldurur’ diye. Geçen ay otostop yaptığım bir arabada lap topumu unutup, sonra aynı gün içinde buldum. Bu yazıda yol esnasında bana gelen armağanlardan bahsetmek istiyorum.

Devam

Kalbimin Tam Orta Yerinde

orhanlı

Bu aralar yolculuklarımı anlatmaya meylim var. Yazı yazmanın yanı sıra  buluşmaya, konuşmaya , tanışmaya.  İstanbul’da Eylül ayında düzenlediğimiz ‘Hayat Güneşin Altında Bir Oyun’ etkinliğinden sonra, Ekim ayının sonunda  İzmir’de ‘Yolların Gücü Adına’ yı gerçekleştirdik. Bu buluşmalar nereden gelip nereye gittiğimi bana gösteren bir ayna oluyor. Önce ‘Sen bir gezginsin’ diyorum kendime, ‘Anlat yolları , şahinleri ,dağları! Saman evde yaşamanın keyfinden bahset,  kovandaki arıların çalışkanlığından, hüzünlü eşekleri güldürme çalışmalarından, kendi hayatında yaptığın devrimden,  ekmek, sabun ,peynir denemelerinden , ateş yakmayı öğrenince çocuklar gibi şen olmandan .’ Ah ne çok şey var anlatacak! Çobanlık denemelerimden mi bahsetsem, hıdrellezde çiğ taneleri peşinde , yoğurt mayalama çabamızdan mı? Peki, esas soru şu : Bütün bunların yanında tam kalbimin orta yerinde ne oluyor?

Bir süredir neden yazdığımı ve neden paylaştığımı , anlattığımı soruyorum kendime. Köyde, daha önce hiç alışık olmadığım bir yaşam üzerine malumat verme, yola çıkma üzerine cesaret belki. Peki sadece bu mu? Yazdıklarım sadece gezi yazısı mı? Ben  bunları düşünürken , dün akşam cevap geldi. Söz, bloğumda yazdığım gezginlik hikayelerimden başka bir yere gitti. İyi ki gitti. Ben istedim bunu. Söz, para kazanamadığı için köylerini bırakıp şehre yerleşmek zorunda gençlere, terk edilen köylere, toprağa yabancılaşmamıza, hayvanlarla bağımızın nasıl koparıldığına gitti.  Sahi, köylerdeki  sandığında  tohumları saklayan Ayşe Teyze’ye ulaşabilir miyiz? azize sunumGDO’suz, hibrit olmayan tohumları bulmanın yolu ne? Endüstriyel üretim yapmayan, ilaç kullanmayan dürüst üreticiye nasıl ulaşırız peki? Endüstriyel hayvancılığın önüne geçilebilir mi? Dışarıdan Holstein inekler ithal etmek yerine yerli  ırkı teşvik etmek mümkün değil mi? Tüketim alışkanlıklarımızı nasıl değiştiririz? Sütü marketten almak yerine, meralarda ineklerini otlatan Celal Amca’dan alsak ya? Ayrıca topluluk destekli tarım gruplarını, gıda topluluklarını konuştuk, doğal gıdaya ulaşmak için hangi ağların kurulabileceğinden, şehirde nelerin yapılabileceğinden.  Tohum takas ağlarından ,kent bahçeciliği projelerinden, sivil toplulukların şehirde verdikleri eğitimlerden bahsettik.

Şimdi iyi hissediyorum. Azize Kafe’de  yaklaşık otuz  kişilik bir grupla bütün bunları konuşabildiğimiz , konuşmaya alan bulabildiğimiz, neler yapabileceğine dair düşündüğümüz için. Doğanın sezgisel bilgisine ulaşmaya çalışırken, üretim süreçlerini de sorguladığımız bir alan bu. Bir bütünün içinde hissediyorum. Hayat devam ediyor, yol devam ediyor, her şey iyiye doğru dönüşüyor. Çok mu iyimserim ? Sanmam. İzmirdeki meleklerime şükran, hem yol meleklerime, hem yerleşik olanlara. Bu buluşmada bize kapılarını açan Azize Kafe’ye, dinlemeye gelenlere,  tanıdıklarıma ve henüz tanışmadıklarıma şükran.

*Fotoğraf, Seferihisar Orhanlı Köyü’nden

Masallar, Çember ve Biz

m2

En son ne zaman masal dinlediniz? Peki hiç anlattınız mı? Biz dün akşam Maçka Parkında yaklaşık otuz kişi birbirimizle masallarımızı paylaştık. Hikayemiz şöyle başlıyor :Geçen akşam Kumbaracı’ya masal dinlemeye gitmiştim. Çıkışta, tam oradan ayrılmak üzereyim, bir masal geldi bana, ‘Beni anlat ‘ dedi. Peki nasıl yapacaktım? İtiraf ediyorum başlangıçta benim aklımda masalımı beş , taş çatlasın on kişiye anlatmak vardı .Bir ev toplaşması mesela… İlham gelmişken anlatmalı , fazla zaman geçirmemeliydim. Burcu’ya söyledim hemen, o da sağ olsun, ‘Bu kız deli’ filan demedi, etkinlik açtık o akşam, arkadaşlarımıza duyurduk.

Beklenen gün geldi. O akşam çimenlere yayıldık, çember olduk tanıştık, derken, bir yandan da benim masal başladı beni dürtmeye : ‘Ne zaman anlatacaksın?’ Durmadım ben de, başladım anlatmaya. Masalım çemberin içinde, benim kelimelerimde…O çemberde bir yanımda eski dostlar bir yanımda yeni tanıdığım canlar , bir taraftan akıp giden bir hikaye vardı. Ne keyif ama ! Masal anlatmak bir yolculuk sanki, istikamet belli ama yolun ortasında senaryo her an değişebilir.

anlatıcı ışıl iş başında
anlatıcı ışıl iş başında

. Parkta masal anlatmak çok keyifli idi alanımız açıktı ve etkinlik boyunca çembere sonradan katılanlar oldu. En küçük katılımcımız bir yaşındaki Tarkan, en çok resimlere ilgi gösterdi. Burcu’nun anlattığı Su Masalı , etkinliğe gelen canların anlattığı birbirinden farklı masallar buluşmamıza renk kattı. Her masalda kendimden bir parça buldum, tuhaf mı? Bu arada, bir parkta çimlerin üzerindeyseniz her şeye hazırlıklı olmalısınız. Masal anlatırken fıskiyeler üzerinize su fışkırtabilir -bunu önlemeye çalışan teknik bir ekibimiz vardı şükür- , yan tarafta Açıkhava konserinden gelen sesler olabilir ama bunlar da etkinliğin büyüsünü kaçırmaya yetmez çünkü masallar birleştirir.

en tatlı katılımcımız Tarkan
en tatlı katılımcımız Tarkan

Bir zaman sonra , etkinliği kapatmaya giriştiğimde birkaç masal da o anda ortaya çıktı. Meğer benim ‘Hadi beni anlat’ diyen masalım gibi, başka masallar da varmış dile gelmek isteyen. Meğer grubun içinde gizli hikaye anlatıcıları varmış, ne mutlu. Dedi ki gelen arkadaşlar: ‘Tekrar yapsak ya, masallar paylaşsak yine.’ Bir masal grubu açmaya niyet ettik, İstanbul’da buluşmaları gerçekleştirebileceğimiz, hem parkta, hem kapalı alanlarda. Burcu grubu açmaya gönüllü oldu ve hemen ertesi gün açtı. Böylece ‘Kalpten Masal Çemberi’ grubu doğdu. Artık bir grubumuz var, Facebook üzerinde. Buradan birbirimize çağrı yapabilir ve masal anlatmak için bir araya gelebiliriz. Linki burada:

https://www.facebook.com/groups/1199859216709230/?fref=ts
Böyle zamanlarda İstanbul’u çok seviyorum . Her ne kadar köyde, kırda yaşama taraftarı olsam da , büyük şehirlerin bu güzelliğini göz ardı edemeyeceğim. ‘İçimden masal geçti, toplanalım mı Burcu?’ ve sonra parkta 30 kişi! Bu harika bir şey! Teşekkürler uçuşuyor kalbimden. Varlığı ile beni destekleyen, kolaylaştıran Burcu’ya , parka gelen anlatan ve dinleyen canlara, dile gelen masallara çok teşekkür ediyorum. Masallar iyi ki var . Biz de iyi ki varız. Kalpten masallarda buluşmak dileğiyle…