Bir Hikaye ve Teşekkürlerim

Bir zamanlar ormanların kralı filmiş. O zamanlar filler bugünkü gibi değilmiş, küçücük kulakları varmış ve hafızaları kötüymüş.

Günlerden bir gün, Antilop eve dönmüş ve şaşırarak ön kapının açık olduğunu fark etmiş. ‘Bu çok garip’’ diye düşünmüş, ‘Evden çıkarken kapıyı kapadığıma eminim.’

Seslenmiş:

-‘Evde kimse var mı?’

-‘Evet, ben varım . Antilop yerim ve seni de yemeye geliyorum.’

Küçük Antilop korkuyla yerinden sıçramış ve can havliyle kaçmaya başlamış. Koşarak ormandan geçmiş ve ‘daaaaan!’ diye file çarpmış. Fil kükremiş:

-‘Neler oluyor Antilop?’

-‘Ah ormanın güçlü kralı, bana yardım et, ben dışarıdayken biri evime girmiş ve beni yiyeceğini söylüyor!’

-‘Hımmm’ demiş Fil, ‘Neymiş bakalım. Sana gidelim de bu işi halledelim.’

Böylece Fil, eve kadar Antilop’a eşilk etmiş, eve vardıklarında Antilop filin arkasına saklanmış . Fil bağırmış:

-‘Antilop’un evinde kim var?’

-‘Benim’ demiş ses, ‘Fil yiyen ve seni de yemeye geliyorum.’

-‘Vayyy ‘ diye kürkremiş Fil ve ‘Hemen buradan gidelim!’ ve zavallı Antilop’u ezer gibi yanından geçerek orman yolun kaçmış. Antilop sıçraya sıçraya arkasından gelmiş.

Biraz gitmişler ki, karşılarına Aslan çıkmış. ‘Gırrr’ diye kükremiş Aslan, ‘neler oluyor?’

-‘Antilobun evinde bir canavar var!’ demiş Fil, bütün vücudu titreyerek.

-‘Canavar mı, hıh’ demiş Aslan. ‘Bir de kendim göreyim.’

Böylece geri dönmüşler. Başta Aslan, ardında Fil, onun arkasında Antilop eve varmışlar.

-‘Antilobun evinde kim var?’ diye kürkremiş Aslan.

-‘Benim.’ diye aynı ses gelmiş. ‘Aslan yiyen ve seni de yiyeceğim.’

-‘Görelim bakalım’ demiş Aslan ve öne geçerek kafasını Antilop’un evinden içeri uzatmış.

İçerideki muzip bir kurbağadan başkası değilmiş ve Aslan’ın ayaklarının arasında zıp zıp zıplamış ve sonra da kahkahayla vıraklaya vıraklaya çimlerin arasından kaybolmuş.

Olay kısa sürede ormana yayılmış ve Fil o kadar utanmış ki günlerce saklanmış. Utancı o kadar büyümüş ki, kulakları da giderek büyümüş. Çok geçmeden ormanların kralı olarak yerini Aslan almış. Fil’e gelince, olanları hiç unutmamış. Belki de bu yüzden günümüzde hala fillerin hiçbir şeyi unutmadıkları söylenir.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

Yolculuğum için topluluk fonlamasına başlamadan önce içim kıpır kıpırdı. Şimdi fonlamayı bitirdim ve yine içim kıpır kıpır. Destek olanlara çok teşekkür ederim. Bu fonlamada hedeflediğim miktarın % 83 ü 3345 TL toplandı ve geri kalan kısım için de ailem destek oldu. Çok yakında yolculuğa çıkacağım kısmetse.

Hemen teşekkürlerime başlayayım:

Fonlama metnini oluşturmam için destek veren Emre, Begüm ve Nalan’a,

Destekçilerim: Bahar, Berna, Eda, Sedef, Asuman, Berke, Özge, Nihal P. Feryal, Burak, Derya, Hatice, Zeynep, Emre, Buket, Nilüfer, Çiğdem, Nihal A.,Çağım, Gözde, Fatma, Gülengül, Baran, Özlem Y., Filiz T., Dilek, Özge, Rana, Çağrı, Aybike, Müge, Cihangir, Ebru, Işıl, Hülya, Filiz Ö, Elanur, Mine, Kesra, Fatoş, Özgül, Pınar Ş., Sezin, Yasemin , Pınar B, Nihan, Özlem M’ye, anneme ve babama,

ayrıca Koşan Kaplumbağa Anaokulu, Mutlu Gelecek Atölyesi, Yeryüzü Derneği, Uplifers ve Project Post30’a

katkılarınızdan dolayı çok teşekkür ederim.

Çok mutlu oldum.

Hikayelerle, masallarla görüşmek dileğiyle…

Sevgiler

Işıl

*Görsel: Zeynep Yangöl Berkol

Hayaller, Hikayeler ve Çemberler

 

Hikaye anlatıcılığı ile tanışmam yolculuk yaptığım zamana denk geliyor. Bundan dört sene önce, masal geceleri , benimle beraber yolculuk eden ‘Kurtlarla Koşan Kadınlar’ kitabı, sevdiğim masalları okumam, çözümlemelerini tekrar tekrar okumam, bir masalın bitmemesi ve yolun devam etmesi…

Döndüğümde hikayeleri sınıfıma taşıdım ve o zamandan beri farklı yaş gruplarıyla gerek köyde gerek şehirlerde farklı hikaye çemberleri kurdum. Seiba heybeme yeni masallar kattı, Çocuklarla Felsefe’de soruşturma yöntemleri geliştirdim, BBOM Öğretmen Köyü ile öğretmen topluluğuna dahil olmanın keyfini yaşadım. Çember adabı kalpten konuşulan, dinlenilen , hiyerarşik bir yapının olmadığı iletişim biçimi. Sınıf çemberleri, sınıfta duygulara alan açan çalışmaların yapılması benim için çok ilham verici oldu. Sınıflarda bu alanda  neler yapıldığı yeni yazımın konusu olsun.

Neden Masal Anlatıcılığı?

Benim için en önemli faktörlerden biri, masalların bizi birbirimize bağlaması, bir araya getirmesi. Masallar bağ kurduruyor. Tablete ya da başka bir teknolojik aletlere bağlı olmadan söz ile, kelimelerle  aynı ortamda buluşuyoruz. Öğrencilerimin kendilerini ifade etme yetenekleri canlanıyor, dinleme becerileri gelişiyor, bir arada olduğumuz için aidiyet hissi güçleniyor.  Derslerine masal anlatıcısı olarak misafir olduğum bir ilkokul öğrencisi , sınıflarına ikinci kez gittiğimde birden bire hikaye anlatmaya başlamıştı. Onların bu yönünü geliştirebiliyorsam ne mutlu bana.

Yolculuk

Bu sömestr de Hindistan’da Türkiye’de aldığımız eğitimin üzerine bir derinleşme programı gerçekleşecek. On beş gün sürecek bu programda hem Hint Kültürünü deneyimleyeceğiz, hem de Hint anlatı teknikleriyle tanışacağız. Benim için yeni olan bir kültürde yeni yaklaşımlar, yeni yaşantılar görmenin anlatıcılık yönümü güçlendireceğini düşünüyorum.

Biz hikayeciler, bulunduğumuz yerin havasından suyundan etkileniriz. Köyde yaşarken göle, zeytin ağaçlarına, ineklere bakıp imgelerdim, şehirde ise çok farklı kaynaklar var. Bu kalabalık şehirde artık malzemelerim doğa değil, kahvedeki sohbetleri, dolmuşta konuşulanları dinliyorum. Hikayeler beni olduğum yere köklendirme konusunda  farkına varmadan yoldaşım olmuş. Bu yüzden Hindistan yolculuğu beni heyecanlandırıyor. Yeni hikayeler , yeni ilhamla dolu olacağımı hissediyorum.

Şu anda Tarlabaşı’nda okul öncesi dönemi çocuklarla çalışıyorum. Döndüğümde okullarla ve sivil toplum örgütleriyle daha fazla masal atölyesi gerçekleştirme niyetim var. Ayrıca elimdeki verileri derleyip güzel bir kaynağa dönüştüreceğim.

Bu yolculuğu Aralık ayının başında  fonlamaya açtım. İlk çağrı yazımı buradan okuyabilirsiniz. Bu süreçte pek çok destek geldi, herkese çok teşekkür ederim.  Destek istediğim miktarın %57 sine , 2280 TL ye ulaşmış durumdayım. Fonlamam dört gün  daha devam edecek ve sonra kapatacağım.

Bir hatırlatıcı olarak, bana nasıl destek olabilirsiniz?

Döndüğümde çeşitli etkinlikler düzenleyeceğim. Yapacağım etkinliklere katılarak bana katkı sağlayabilirsiniz.

  • Hindistan yolculuğumu anlatacağım ‘Yola Çık!’ sunumu :25 TL
  • Düzenleyeceğim masal gecesine katılım : 30 TL
  • Masal Anlatıcılığı Üzerine Atölye : 100 TL
  • Işıl Kayagül
  • Yapı ve Kredi Bankası
  • TR91 0006 7010 0000 0052 6395 84

Bu haftaki destekçilerim Filiz, Çağrı, Aybike, Müge, Cihangir, Ebru ve Işıl’a çok teşekkür ederim.

Sevgiler ve selamlar

 

 

 

Işılın Topluluk Fonlamasında Neler Oluyordu?

Yaşayan Köy/ Beypazarı
Masal Şenliğimizden

Canlar, fonlamamda ikinci hafta bitti. Duyan, duyuran, armağan gönderen , destekleyen herkese çok teşekkür ederim. Bu hafta neler oldu neler bitti sizinle paylaşmak istedim. Bundan önce özet babında, yolculuğum hakkındaki ilk yazım için buraya, ikinci yazım için buraya tıklayabilirsiniz.
Fonlama çağrımda tanımadığım iki kişiden armağan geldi. Ne büyük mutluluk! Kendilerine bana inandıkları ve hayalime destek oldukları için teşekkür ederim. Ayrıca bu hafta Mira Yoga’da yolculuğuma katkı sağlaması amacıyla bir masal atölyesi gerçekleştirdik. Bana alanı açan Hatice’ye, kolaylaştırıcılığıyla eşlik eden Zeynep’e ve katılımcılara çok teşekkürler. Benim içinde çok yankılanan bir çalışma oldu . Kısmetse Hindistan’a gitmeden bir tane daha gerçekleştirmek niyetindeyim. Takipte kalınız. 🙂
Yolculuğum için ilk hafta 645, ikinci hafta 500 tl olmak üzere toplam 1.145 TL destek gerçekleşti. Hedeflediğim 4.000 TL ye yaklaşmama 2.855 TL kaldı. Çok şükür <3

Heyecanım devam ediyor. Hatta kalbim bu yazıyı yazarken küt küt atıyor.

Bir ricam var. Yolculuğa bir ay kaldı . Armağan olarak sunduğum atölyeleri gerçekten ilgileneceğini düşündüğünüz, onlara iyi geleceğini hissettiğiniz arkadaşlarınızla paylaşır mısınız? Masala ilgi duyanlar, hikayeciler, hayalperestler, ekonomistler, eğitimciler, öğrenciler, doktorlar, mühendisler, çiftçiler… Atölyeler hepimizi kapsıyor, çünkü hikayeler birleştirir.
Nasıl destek olabilirsiniz?
Hindistan Yolculuğumu Anlatacağım ‘Yola Çık!’ sunumu : 25 TL
Yetişkinler İçin Masal Gecesi: 30 TL
Hikaye Anlatıcılığında Derinleşmek İsteyenler İçin Atölye : 100 TL
Bu atölyeleri döndüğümde İstanbul’da gerçekleştireceğim. Siz şehir dışında da olsanız bu şehirdeki bir arkadaşınıza uçurabilirsiniz.
Sorularınız ve önerileriniz için : isilkayagul@hotmail.com
Işıl Kayagül
Yapı Kredi Bankası
IBAN: TR91 0006 7010 0000 0052 6395 84
Veeeee son olarak , çok teşekkür ederim bu haftaki destekçilerim:
Burak, Derya, Zeynep, Hatice, Buket, Nihal, Çiğdem, Nilüfer, Çimer ve Çağım’a çok teşekkürler.
Bu çağrıyı açmama destek olan Nalan, Emre ve Begüm’e de ayrıca teşekkürlerimi yolluyorum.

Herkese sevgiler ve selamlar

Işıl

Topluluk Fonlamam Hakkında Güncelleme

Topluluk Fonlamam Hakkında Güncelleme:

Herkese merhaba,

Bugün Hindistan’a yolculuk niyetimi yazmamın ve topluluk fonlamasını  başlatmamın dokuzuncu  günü. Bu süreçte ne olup bittiğini sizinle paylaşmak istedim.  Geçen haftaki yazım burada.

Bu fonlamayı başlatmadan önce uzun uzun düşünmüştüm. İstemek bende  kırılgan bir yere denk geliyor.‘Tuhaf olur mu?’ ‘Nasıl olacak?’ ,’ Ya kimse beni görmezse?’ diye.

Görüldüm. Destekler geliyor, şükür. Dokuzuncu gün itibariyle 645 tl desteğiniz oldu. Sevgili destekçilerim Bahar, Berna, Eda, Sedef, Asuman,Berke, Özge, Nihal , Feryal ve Emre’ ye çok teşekkür ederim. Ayrıca manevi destekçilerime de çok teşekkür ederim.

Şimdi ne hallerdeyim? Haftaya kısmetse vize için başvuru yapacağım.  Uçak bileti hariç, masrafların 8500 tl olduğunu önceki yazıda belirtmiştim. Yaptığım hesaplamada bu miktarda 4500 tl lik tutarı ben karşılayabiliyorum. Geri kalan 4000 tl lik kısmı borçlanmadan, zorlanmadan karşılayabilmek için topluluk desteğine ihtiyacım var. Geçen haftaki 645 tl destekten sonra kalan ihtiyacım:  3355 tl.

Ve yola çıkış tarihim :19 Ocak

Peki kalan miktar için bana nasıl destek olabilirsiniz?

Hindistan’daki program 15 gün sürecek. Döndüğümde destekçilerime bazı armağanlar sunacağım:

 

Hindistan yolculuğumu anlatacağım : ‘Yola Çık!’ sunumu  25 tl katkı

Hindistan sonrası masal gecesi katılım: 30 tl katkı

Masal Anlatıcılığı ile ilgilenenler için ‘Anlatıcılığa Giriş’Atölyesi: 100 tl katkı

Gönlünüzden geçen katkıları yolculuğumdan önce bana iletirseniz bu durum benim için oldukça kolaylaştırıcı olacak. Ayrıca siz katılamazsanız ya da şehir dışında da olsanız bir arkadaşınıza bu etkinlikleri armağan edebilirsiniz.

Buna ek olarak, bu hafta sonu Eğitmen ve Profesyonel Koç olan Zeynep Berkol ile Mira Yoga’da Hikaye Yazma Atölyesi gerçekleştireceğiz. Katılmak için detaylar burada. Bu atölyeye katılarak ya da arkadaşınıza armağan ederek de yolculuğuma katkı sağlamış olacaksınız.

Benden şimdilik bu kadar. Heyecanlıyım. Herkese selamlar ve sevgiler 🙂

*Görselde kullandığım resmi Esen benim için yıllar önce çizmişti. O’na sevgilerimi uçuruyorum.

Görebilir Misin İçimin Rengini?

Görünürlük üzerine bir buluşma ne zamandır içimde yankılanıyordu. ‘Çember’ ya da ‘council’ ya da ‘meclis’.Ankara Yaşam Çemberi‘nde ‘En son ne zaman görüldüğünü hissettin? sorusu beni bayağı sarsmıştı ve kendime sorup duruyordum. Bir kaç gün sonra  Güneybatı toplaşmamızda Fethiye’de- gezginim ya ben, koordinat değiştiriyorum sürekli- Nalan’a bir buluşma düzenleyelim dediğimde buluştuk , konuştuk ve şaşırarak gördüm ki Nalan’ın kendi sitesinde ilk yazdığı yazı görünürlük üzerineymiş .Karşılaşmamız bir tesadüf mü?

12773247_10153981832392445_1227617437_o
Çember, kalpten dinleme ve konuşma üzerine birbirimizin alanlarını gözeterek gerçekleştirdiğimiz bir buluşma.

 

Hazırlıklara başladık, çağrımızı yaptık ve çemberi gerçekleştirdik. Dün görünür olmak isteyen ne varsa su yüzüne çıktı, vakti gelmeyenler, biraz daha demlenmek için bekledi.

939396_10153981832602445_1745323268_o12842466_10153981832237445_518341055_o

İyi hissediyorum, içimdekileri duyan, beni yargılamadan dinleyen, göz göze diz dize oturduğum canlar var. Alanım ve zamanım var. Hele ki şu hızlı İstanbul’un içinde. Dilerim ki, bu bir başlangıç olsun. Bu yazı da fiziksel ya da manevi olarak yanımızda olanlara uçsun <3

*Fotoğraflar için Burcu Ceylan’a teşekkürler 

Anlatıcının Renkleri

şifa1

Geçtiğimiz hafta sonu Seiba Uluslararası Hikaye Anlatıcılığı merkezi tarafından düzenlenen Jessica Wilson ile Masallarla Şifa eğitimine katıldım. Bendeniz anlatıcının yolunda ilerlemekle birlikte ne daha önce masal anlatıcılığı eğitimi almış ne de konu ile ilgili atölyelere katılmıştım. Zaman zaman kendi yolculuğumu zaman zaman ise duyduğum ve okuduğum masalları anlatmaya koyulmuştum. ‘Masallarla Şifa’ meselesi beni cezbetti, içimdeki gizli şifacı bu eğitime gitmek istedi ve Jessica ile masal yolculuğumuz başladı.

Devam

Armağanlarım ve Ben

GiftivalHeader

Bu yazının büyük bir kısmı otobüste yazıldı. Yolculuğum boyunca birkaç kez yol paylaşım sitelerini, birkaç kez de otostop kullansam da , şu anda ‘konfor’ alanımın içinde otobüsteyim. Otostop zaten kalabalık olunca güzel. Geçen ay arkadaşlarımla ilk defa bir tır otostopu yapmıştım . Bizimle yolunu paylaşan tırcı Ramazan Abi hem hoş sohbet hem de eli açıktı, yol molasında bize yemek ısmarladı durdu. Ne armağan ama! Bir de hani derler ya, ‘Allah fukara kulunu sevindirmek için önce eşeğini kaybettirir , sonra da buldurur’ diye. Geçen ay otostop yaptığım bir arabada lap topumu unutup, sonra aynı gün içinde buldum. Bu yazıda yol esnasında bana gelen armağanlardan bahsetmek istiyorum.

Devam

Kalbimin Tam Orta Yerinde

orhanlı

Bu aralar yolculuklarımı anlatmaya meylim var. Yazı yazmanın yanı sıra  buluşmaya, konuşmaya , tanışmaya.  İstanbul’da Eylül ayında düzenlediğimiz ‘Hayat Güneşin Altında Bir Oyun’ etkinliğinden sonra, Ekim ayının sonunda  İzmir’de ‘Yolların Gücü Adına’ yı gerçekleştirdik. Bu buluşmalar nereden gelip nereye gittiğimi bana gösteren bir ayna oluyor. Önce ‘Sen bir gezginsin’ diyorum kendime, ‘Anlat yolları , şahinleri ,dağları! Saman evde yaşamanın keyfinden bahset,  kovandaki arıların çalışkanlığından, hüzünlü eşekleri güldürme çalışmalarından, kendi hayatında yaptığın devrimden,  ekmek, sabun ,peynir denemelerinden , ateş yakmayı öğrenince çocuklar gibi şen olmandan .’ Ah ne çok şey var anlatacak! Çobanlık denemelerimden mi bahsetsem, hıdrellezde çiğ taneleri peşinde , yoğurt mayalama çabamızdan mı? Peki, esas soru şu : Bütün bunların yanında tam kalbimin orta yerinde ne oluyor?

Bir süredir neden yazdığımı ve neden paylaştığımı , anlattığımı soruyorum kendime. Köyde, daha önce hiç alışık olmadığım bir yaşam üzerine malumat verme, yola çıkma üzerine cesaret belki. Peki sadece bu mu? Yazdıklarım sadece gezi yazısı mı? Ben  bunları düşünürken , dün akşam cevap geldi. Söz, bloğumda yazdığım gezginlik hikayelerimden başka bir yere gitti. İyi ki gitti. Ben istedim bunu. Söz, para kazanamadığı için köylerini bırakıp şehre yerleşmek zorunda gençlere, terk edilen köylere, toprağa yabancılaşmamıza, hayvanlarla bağımızın nasıl koparıldığına gitti.  Sahi, köylerdeki  sandığında  tohumları saklayan Ayşe Teyze’ye ulaşabilir miyiz? azize sunumGDO’suz, hibrit olmayan tohumları bulmanın yolu ne? Endüstriyel üretim yapmayan, ilaç kullanmayan dürüst üreticiye nasıl ulaşırız peki? Endüstriyel hayvancılığın önüne geçilebilir mi? Dışarıdan Holstein inekler ithal etmek yerine yerli  ırkı teşvik etmek mümkün değil mi? Tüketim alışkanlıklarımızı nasıl değiştiririz? Sütü marketten almak yerine, meralarda ineklerini otlatan Celal Amca’dan alsak ya? Ayrıca topluluk destekli tarım gruplarını, gıda topluluklarını konuştuk, doğal gıdaya ulaşmak için hangi ağların kurulabileceğinden, şehirde nelerin yapılabileceğinden.  Tohum takas ağlarından ,kent bahçeciliği projelerinden, sivil toplulukların şehirde verdikleri eğitimlerden bahsettik.

Şimdi iyi hissediyorum. Azize Kafe’de  yaklaşık otuz  kişilik bir grupla bütün bunları konuşabildiğimiz , konuşmaya alan bulabildiğimiz, neler yapabileceğine dair düşündüğümüz için. Doğanın sezgisel bilgisine ulaşmaya çalışırken, üretim süreçlerini de sorguladığımız bir alan bu. Bir bütünün içinde hissediyorum. Hayat devam ediyor, yol devam ediyor, her şey iyiye doğru dönüşüyor. Çok mu iyimserim ? Sanmam. İzmirdeki meleklerime şükran, hem yol meleklerime, hem yerleşik olanlara. Bu buluşmada bize kapılarını açan Azize Kafe’ye, dinlemeye gelenlere,  tanıdıklarıma ve henüz tanışmadıklarıma şükran.

*Fotoğraf, Seferihisar Orhanlı Köyü’nden