Bir Varmış, İyi ki Varmış *

MASAL

Evvel zaman içinde, kalbur** saman içinde sarı başlıklı bir kız varmış. Sarı başlıklı kız, az gitmiş, çok gitmiş dere tepe düz gitmiş, bir gün  sarı kantaron çiçekleri arasında yürürken  tepede altın sarısı bir ev görmüş.  Duvarları altın sanmış önce, yaklaştıkça anlamış, altın sandığı şeyler birer saman balyasıymış meğer ! Evin etrafında bir sürü insan varmış, bir de hummalı bir çalışma ! Bir kısım samanları taşıyarak duvar örüyormuş, diğerleri toprak eliyormuş, diğer bir grup toprak ile kumu karıp sıva yapıyormuş. Havuzun içinde toprağı karıştırmak öyle eğlenceliymiş ki! Hele o sıvayı samanların üzerine yedirdiklerinde , ev sanki masallardaki çikolata evi andırmış.

-‘Aaaa çikolata ev! ‘ diye bağırmış şaşkınlıktan ,sarı başlıklı .kız. Toprağı ekip biçen görmüş de, topraktan ev de ne demekmiş?

-‘Neden şaşırdın küçüğüm? demiş bir yandan toprak eleyen yaşlı adam.Toprak bazen yediğin aşına yatak olur, bazen de sıva olup haneni sarmalar.’

Kızın şaşkınlığı bununla kalmamış, orada güneş başka batar, ay başka doğarmış.  Ayın ışığı o kadar parlakmış ki, gece sarı başlıklı kıza bir çok kez pencereden görünür, onu  uykusundan uyandırırmış. Orada yemekler beraber pişirilir, beraber yenirmiş. Akşam yemekten sonra çember şeklinde oturulur, müzik yapılıp hikayeler anlatılırmış. Sarı başlıklı kız, bir akşam gün batımında açan çuha çiçeklerini seyretmeye koyulmuş.- Belki bilirsiniz, çuha çiçekleri gün boyunca solgun dururken, güneşin batışında bir kaç saniye içinde açıverirler.-

-‘Mucize bu’ diye içinden geçirivermiş ve onu o anda açmakta olan çuha çiçeği yanıtlamış:

-‘Yolculuk halindeysen, bir mucizenin içindesindir tatlım.’

-‘Peki’ diye sormuş çuha çiçeğine,

-‘Sen ve diğerleri, nasıl bu kadar iyimser olabiliyorsunuz,   Polyanna gibi her olanın iyi tarafını görme neden, bu kadar kötülük varken, hem masallarda hem yeryüzünde?’

-‘Canım sarı başlıklı kız’ demiş çiçek, ‘Bu bir görmezden gelme değil, insanların aydınlık tarafını da karanlık tarafını da gayet iyi görüyorum.Bu sadece, aydınlığa yönelirsen o tarafın güçleneceğine dair bir his.’

-‘İnsanların aydınlık tarafları’ diye içinden geçirmiş kızımız , bunu hatırlayacağım.

İlerleyen günlerde,toprak sürekli değişmiş, sebzeler büyüyormuş, meyve ağaçları meyve vermek için can atıyormuş. Sarı başlıklı kız, o an bir masalın içinde olduğunu hissetmiş ve buna şükran duymuş.

-‘Bir masalın içindeyim’ demiş içinden ve güneşi selamlamış, ormana karşı en sevdiği şarkıyı çalıp dans etmiş sonra meyve ağaçlarını, mısır tarlalarını , toprak evi ardında bırakarak tekrar yola koyulmuş.

*Bu masaldaki kişiler ve olaylar hayal ürünü değildir.

**Kalbur tahıl elermiş , toprak da eler mi acaba?

***Bana bu resmi çizen ve hep masalda olduğumu anımsatan Esen’e  teşekkürlerimle

Masalların Mutlu Sonları

1

Hocam masallar niye bir ‘var’ mış bir ‘yok’ muş diye başlar?

İstanbul’a gelir gelmez yine Tarlabaşı’na ,TTM *’ye koştum. Derler ya : ‘Bir çocuğun gülüşüne koca bir dünya sığar ‘ diye, işte tam da bu hissiyatı yaşıyorum. Önce Ezgi bize masal anlatıyor, meraklı gözler takipte. Sonra biz yazıyoruz masalı, Ezgi başlatıyor :

‘Ponçik bir gün ormanda yolculuğa çıkar , sonra ne görür?’

Meryem: ‘Bir kelebek’

‘Sonra, bir karaltı görür , bir de bakar: ‘

Canan: ‘Başka bir kelebek’

‘Kelebek Poncik’e ne söyler?’

Celal: ‘Bizi büyüledin mi? Yoksa hep beraber bizi büyüledin mi?

Onlar büyülendi ben mi büyülendim bilmiyorum. Yüzlerindeki ışık o kadar parlak ki. Cesaret var ,merak var, bilgelik var. Maske yok hiçbirinde. Bir de çok güzel gülüyorlar. Abartıyor muyum  ya da fazla mı anlam yüklüyorum? Sanmam , yazdıklarımın hepsi gerçek.

‘Hocam masalı canlandırabilir miyiz?’

2

Birisi Ponçik oluyor, birisi kelebek, birisi büyücü. Oyunun yazanı da yönetmeni de belli . Ve başlıyoruz .

34

Dilek diliyorum, kendim için , onların yaratıcılığını ,kararlılığını alabilmek için. Büyürken unuttuğum eski zamanlara ait özelliklerimi  tekrar anımsayabilmek için. Her gittiğimde  TTM’ ye hayran oluyorum. Geçen sene gönüllülük yaptığım mekan değişmiş ama yürekler yine sıcacık.Yer sıkıntısına ,ekonomik sıkıntılara, bir sürü engele rağmen güpgüzel bir kadro, olağanüstü işler yapıyor. Biliyorum, uzak da olsam yakın da olsam bir parçam hep orada benim.

‘Hocam, masallar hep mutlu sonla biter, değil mi? ‘

*Tarlabaşı Toplum Merkezi (TTM), Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği’nin Tarlabaşı semt sakinlerine eğitsel, sosyal alanlarda destek sağlamak amacı ile yürüttüğü bir toplum merkezidir.