Bir Hikaye ve Teşekkürlerim

Bir zamanlar ormanların kralı filmiş. O zamanlar filler bugünkü gibi değilmiş, küçücük kulakları varmış ve hafızaları kötüymüş.

Günlerden bir gün, Antilop eve dönmüş ve şaşırarak ön kapının açık olduğunu fark etmiş. ‘Bu çok garip’’ diye düşünmüş, ‘Evden çıkarken kapıyı kapadığıma eminim.’

Seslenmiş:

-‘Evde kimse var mı?’

-‘Evet, ben varım . Antilop yerim ve seni de yemeye geliyorum.’

Küçük Antilop korkuyla yerinden sıçramış ve can havliyle kaçmaya başlamış. Koşarak ormandan geçmiş ve ‘daaaaan!’ diye file çarpmış. Fil kükremiş:

-‘Neler oluyor Antilop?’

-‘Ah ormanın güçlü kralı, bana yardım et, ben dışarıdayken biri evime girmiş ve beni yiyeceğini söylüyor!’

-‘Hımmm’ demiş Fil, ‘Neymiş bakalım. Sana gidelim de bu işi halledelim.’

Böylece Fil, eve kadar Antilop’a eşilk etmiş, eve vardıklarında Antilop filin arkasına saklanmış . Fil bağırmış:

-‘Antilop’un evinde kim var?’

-‘Benim’ demiş ses, ‘Fil yiyen ve seni de yemeye geliyorum.’

-‘Vayyy ‘ diye kürkremiş Fil ve ‘Hemen buradan gidelim!’ ve zavallı Antilop’u ezer gibi yanından geçerek orman yolun kaçmış. Antilop sıçraya sıçraya arkasından gelmiş.

Biraz gitmişler ki, karşılarına Aslan çıkmış. ‘Gırrr’ diye kükremiş Aslan, ‘neler oluyor?’

-‘Antilobun evinde bir canavar var!’ demiş Fil, bütün vücudu titreyerek.

-‘Canavar mı, hıh’ demiş Aslan. ‘Bir de kendim göreyim.’

Böylece geri dönmüşler. Başta Aslan, ardında Fil, onun arkasında Antilop eve varmışlar.

-‘Antilobun evinde kim var?’ diye kürkremiş Aslan.

-‘Benim.’ diye aynı ses gelmiş. ‘Aslan yiyen ve seni de yiyeceğim.’

-‘Görelim bakalım’ demiş Aslan ve öne geçerek kafasını Antilop’un evinden içeri uzatmış.

İçerideki muzip bir kurbağadan başkası değilmiş ve Aslan’ın ayaklarının arasında zıp zıp zıplamış ve sonra da kahkahayla vıraklaya vıraklaya çimlerin arasından kaybolmuş.

Olay kısa sürede ormana yayılmış ve Fil o kadar utanmış ki günlerce saklanmış. Utancı o kadar büyümüş ki, kulakları da giderek büyümüş. Çok geçmeden ormanların kralı olarak yerini Aslan almış. Fil’e gelince, olanları hiç unutmamış. Belki de bu yüzden günümüzde hala fillerin hiçbir şeyi unutmadıkları söylenir.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

Yolculuğum için topluluk fonlamasına başlamadan önce içim kıpır kıpırdı. Şimdi fonlamayı bitirdim ve yine içim kıpır kıpır. Destek olanlara çok teşekkür ederim. Bu fonlamada hedeflediğim miktarın % 83 ü 3345 TL toplandı ve geri kalan kısım için de ailem destek oldu. Çok yakında yolculuğa çıkacağım kısmetse.

Hemen teşekkürlerime başlayayım:

Fonlama metnini oluşturmam için destek veren Emre, Begüm ve Nalan’a,

Destekçilerim: Bahar, Berna, Eda, Sedef, Asuman, Berke, Özge, Nihal P. Feryal, Burak, Derya, Hatice, Zeynep, Emre, Buket, Nilüfer, Çiğdem, Nihal A.,Çağım, Gözde, Fatma, Gülengül, Baran, Özlem Y., Filiz T., Dilek, Özge, Rana, Çağrı, Aybike, Müge, Cihangir, Ebru, Işıl, Hülya, Filiz Ö, Elanur, Mine, Kesra, Fatoş, Özgül, Pınar Ş., Sezin, Yasemin , Pınar B, Nihan, Özlem M’ye, anneme ve babama,

ayrıca Koşan Kaplumbağa Anaokulu, Mutlu Gelecek Atölyesi, Yeryüzü Derneği, Uplifers ve Project Post30’a

katkılarınızdan dolayı çok teşekkür ederim.

Çok mutlu oldum.

Hikayelerle, masallarla görüşmek dileğiyle…

Sevgiler

Işıl

*Görsel: Zeynep Yangöl Berkol

Göknar Ağaçları ve Ben

Hikaye Anlatıcılığı çalışması için Hindistan’a gideceğimi duyurmam ve toplu fonlamaya başlamamın üzerinden bir ay geçti. Süreci bilmeyenler için ilk yazım burada.

 

Bu aralar bende nasıl gelişmeler var , bu yazıda onları paylaşmak istedim.

 

 

 

Birincisi, toplu fonlamaya başladığımda tükettiğim şeylere karşı duyarlılığım gelişti.  Bir şey satın alırken ‘Bu şey gerçekten gerekli mi?’ diyorum. Çünkü sizden gelen her para desteği benim için çok önemli. Birkaç aydır zaten kendime kıyafet almıyordum, şimdi önceliğim olmayan bir şeye dokunmuyorum.

İkincisi, içimde bir soru yankılanıyor:  Acaba bu fonlamayı çok mu göze sokuyorum? Facebook , instegram ve Linkedin’den duyurdum. Acaba fazla fazla duyurup, çok tekrar edip arkadaşlarımı sıkıyor muyum? Sonra da kendimi şöyle telkin ediyorum: ‘Süre belli, on beş gün kadı ve bu süre bitince zaten susacaksın, o yüzden şimdi, amacına yürü.’

Bir de bir çakal gelip kulağıma fısıldıyor:  Savaş var, açlıklar var, senin Hindistan yolculuğu için destek çağrısında bulunman lüks kaçmıyor mu? Ben de diyorum ki: ‘Bu benim ihtiyacım. Para ihtiyacımı karşılamak için fonlama başlattım ve destek olacaklara masal gecesi ve masal atölyesi armağan ediyorum.’ Beni duyanlar oldu ve olacak, biliyorum.

Bir diğer yandan, toplu fonlama açmak bende bazen paniğe yol açıyor. %30 destek geldi,  % 40 a çıktı , 15 gün kaldı, ya toplanamazsa ne olacak? Buna da cevabım hazır: ‘Akışa, olacak olana teslim ol Işıl’ diyorum ama, bazen çakal beni bastırıyor.

Gelelim haftanın olaylarına:

Koşan Kaplumbağa Anaokulu’nda düzenlenen yeni yıl kermesine ben de katıldım ve bir masal atölyesi gerçekleştirdim. Hindistan yolculuğumu anlatmama alan açan ve beni destekleyen bu okula çok teşekkür ederim.

Artık yeni bir instegram sayfam var: Göknar. Uzun süredir çocuklarla felsefe, masal, ekoloji çalışmalarımı tek bir sayfa altında toplamak istiyordum. İki sene önce Doğa Okulu ile yaptığım bir yolculukta gördüğüm  Toros Göknarları yeni instegram sitemin isim kaynağı oldu. Bundan sonra beni yeni adresim: atölyegöknar’dan  takip edebilirsiniz.

Bir diğer güzel haber Sedef ve Bahar’ın ‘Yeni’de Buluşalım’ etkinliği idi. Armağan ekonomisi ile gerçekleşen bu buluşmada katkı payının bir kısmını bana Hindistan yolculuğum  için sundular. Destekleri için tekrar teşekkür ediyorum.

 

 

Şimdiye kadar 26 kişi, 1 anaokulu, 1 dernek, 1 dijital dergi ,1 facebook sayfası tarafından desteklendim. Bu haftanın destek miktarı 310 TL. Destekçilerim Koşan Kaplumbağa Anaokulu, Baran, Özlem, Sedef, Bahar, Hatice, Dilek ve Özgeye çok teşekkür ederim.

Böylece toplanan toplam miktar: 1740 TL . Belirlediğim miktarın % 43.5 u toplanmış oldu. Destek çağrımı bitirmeme 15 gün var. Beni desteklemek isteyenlerin biraz hızlanmalarını rica edeceğim.

Beni hala destekleyebilirsiniz :

  • Hindistan yolculuğumu anlatacağım ‘Yola Çık!’ sunumu :25 TL
  • Düzenleyeceğim masal gecesine katılım : 30 TL
  • Masal Anlatıcılığı Üzerine Atölye : 100 TL olarak belirledim.

Işıl Kayagül

Yapı ve Kredi Bankası

TR91 0006 7010 0000 0052 6395 84

Bu arada bir karışıklığa açıklık getirmek istedim. Bir arkadaşım bugün yapacağım etkinliğe gelemeyeceğini, ama beni desteklemek istediğini, bir sonraki etkinliğimi bekleyeceğini söyledi. Aslında destek için yapacağım etkinlikleri beklemek zorunda değilsiniz. Bana şimdi katkı göndererek Hindistan’dan geldikten sonra yapacağım etkinliklere bilet kazanıyorsunuz, gitmeden önce yaptığım etkinlikler bonus 🙂 Bunu açıklamak istedim çünkü eğer: ‘Şimdi gidemiyorum, etkinliğe gideceğim zaman destek atayım derseniz ona da kabul ancak toplu fonlama çağrımı 18 Ocak’ta bitiriyorum. Duyuru yapacağım son tarih: 18 Ocak

Bunu da ekledim ve rahatladım.

Herkese sevgiler ve selamlar

Işıl

Hayaller, Hikayeler ve Çemberler

 

Hikaye anlatıcılığı ile tanışmam yolculuk yaptığım zamana denk geliyor. Bundan dört sene önce, masal geceleri , benimle beraber yolculuk eden ‘Kurtlarla Koşan Kadınlar’ kitabı, sevdiğim masalları okumam, çözümlemelerini tekrar tekrar okumam, bir masalın bitmemesi ve yolun devam etmesi…

Döndüğümde hikayeleri sınıfıma taşıdım ve o zamandan beri farklı yaş gruplarıyla gerek köyde gerek şehirlerde farklı hikaye çemberleri kurdum. Seiba heybeme yeni masallar kattı, Çocuklarla Felsefe’de soruşturma yöntemleri geliştirdim, BBOM Öğretmen Köyü ile öğretmen topluluğuna dahil olmanın keyfini yaşadım. Çember adabı kalpten konuşulan, dinlenilen , hiyerarşik bir yapının olmadığı iletişim biçimi. Sınıf çemberleri, sınıfta duygulara alan açan çalışmaların yapılması benim için çok ilham verici oldu. Sınıflarda bu alanda  neler yapıldığı yeni yazımın konusu olsun.

Neden Masal Anlatıcılığı?

Benim için en önemli faktörlerden biri, masalların bizi birbirimize bağlaması, bir araya getirmesi. Masallar bağ kurduruyor. Tablete ya da başka bir teknolojik aletlere bağlı olmadan söz ile, kelimelerle  aynı ortamda buluşuyoruz. Öğrencilerimin kendilerini ifade etme yetenekleri canlanıyor, dinleme becerileri gelişiyor, bir arada olduğumuz için aidiyet hissi güçleniyor.  Derslerine masal anlatıcısı olarak misafir olduğum bir ilkokul öğrencisi , sınıflarına ikinci kez gittiğimde birden bire hikaye anlatmaya başlamıştı. Onların bu yönünü geliştirebiliyorsam ne mutlu bana.

Yolculuk

Bu sömestr de Hindistan’da Türkiye’de aldığımız eğitimin üzerine bir derinleşme programı gerçekleşecek. On beş gün sürecek bu programda hem Hint Kültürünü deneyimleyeceğiz, hem de Hint anlatı teknikleriyle tanışacağız. Benim için yeni olan bir kültürde yeni yaklaşımlar, yeni yaşantılar görmenin anlatıcılık yönümü güçlendireceğini düşünüyorum.

Biz hikayeciler, bulunduğumuz yerin havasından suyundan etkileniriz. Köyde yaşarken göle, zeytin ağaçlarına, ineklere bakıp imgelerdim, şehirde ise çok farklı kaynaklar var. Bu kalabalık şehirde artık malzemelerim doğa değil, kahvedeki sohbetleri, dolmuşta konuşulanları dinliyorum. Hikayeler beni olduğum yere köklendirme konusunda  farkına varmadan yoldaşım olmuş. Bu yüzden Hindistan yolculuğu beni heyecanlandırıyor. Yeni hikayeler , yeni ilhamla dolu olacağımı hissediyorum.

Şu anda Tarlabaşı’nda okul öncesi dönemi çocuklarla çalışıyorum. Döndüğümde okullarla ve sivil toplum örgütleriyle daha fazla masal atölyesi gerçekleştirme niyetim var. Ayrıca elimdeki verileri derleyip güzel bir kaynağa dönüştüreceğim.

Bu yolculuğu Aralık ayının başında  fonlamaya açtım. İlk çağrı yazımı buradan okuyabilirsiniz. Bu süreçte pek çok destek geldi, herkese çok teşekkür ederim.  Destek istediğim miktarın %57 sine , 2280 TL ye ulaşmış durumdayım. Fonlamam dört gün  daha devam edecek ve sonra kapatacağım.

Bir hatırlatıcı olarak, bana nasıl destek olabilirsiniz?

Döndüğümde çeşitli etkinlikler düzenleyeceğim. Yapacağım etkinliklere katılarak bana katkı sağlayabilirsiniz.

  • Hindistan yolculuğumu anlatacağım ‘Yola Çık!’ sunumu :25 TL
  • Düzenleyeceğim masal gecesine katılım : 30 TL
  • Masal Anlatıcılığı Üzerine Atölye : 100 TL
  • Işıl Kayagül
  • Yapı ve Kredi Bankası
  • TR91 0006 7010 0000 0052 6395 84

Bu haftaki destekçilerim Filiz, Çağrı, Aybike, Müge, Cihangir, Ebru ve Işıl’a çok teşekkür ederim.

Sevgiler ve selamlar

 

 

 

Işılın Topluluk Fonlamasında Neler Oluyordu?

Yaşayan Köy/ Beypazarı
Masal Şenliğimizden

Canlar, fonlamamda ikinci hafta bitti. Duyan, duyuran, armağan gönderen , destekleyen herkese çok teşekkür ederim. Bu hafta neler oldu neler bitti sizinle paylaşmak istedim. Bundan önce özet babında, yolculuğum hakkındaki ilk yazım için buraya, ikinci yazım için buraya tıklayabilirsiniz.
Fonlama çağrımda tanımadığım iki kişiden armağan geldi. Ne büyük mutluluk! Kendilerine bana inandıkları ve hayalime destek oldukları için teşekkür ederim. Ayrıca bu hafta Mira Yoga’da yolculuğuma katkı sağlaması amacıyla bir masal atölyesi gerçekleştirdik. Bana alanı açan Hatice’ye, kolaylaştırıcılığıyla eşlik eden Zeynep’e ve katılımcılara çok teşekkürler. Benim içinde çok yankılanan bir çalışma oldu . Kısmetse Hindistan’a gitmeden bir tane daha gerçekleştirmek niyetindeyim. Takipte kalınız. 🙂
Yolculuğum için ilk hafta 645, ikinci hafta 500 tl olmak üzere toplam 1.145 TL destek gerçekleşti. Hedeflediğim 4.000 TL ye yaklaşmama 2.855 TL kaldı. Çok şükür <3

Heyecanım devam ediyor. Hatta kalbim bu yazıyı yazarken küt küt atıyor.

Bir ricam var. Yolculuğa bir ay kaldı . Armağan olarak sunduğum atölyeleri gerçekten ilgileneceğini düşündüğünüz, onlara iyi geleceğini hissettiğiniz arkadaşlarınızla paylaşır mısınız? Masala ilgi duyanlar, hikayeciler, hayalperestler, ekonomistler, eğitimciler, öğrenciler, doktorlar, mühendisler, çiftçiler… Atölyeler hepimizi kapsıyor, çünkü hikayeler birleştirir.
Nasıl destek olabilirsiniz?
Hindistan Yolculuğumu Anlatacağım ‘Yola Çık!’ sunumu : 25 TL
Yetişkinler İçin Masal Gecesi: 30 TL
Hikaye Anlatıcılığında Derinleşmek İsteyenler İçin Atölye : 100 TL
Bu atölyeleri döndüğümde İstanbul’da gerçekleştireceğim. Siz şehir dışında da olsanız bu şehirdeki bir arkadaşınıza uçurabilirsiniz.
Sorularınız ve önerileriniz için : isilkayagul@hotmail.com
Işıl Kayagül
Yapı Kredi Bankası
IBAN: TR91 0006 7010 0000 0052 6395 84
Veeeee son olarak , çok teşekkür ederim bu haftaki destekçilerim:
Burak, Derya, Zeynep, Hatice, Buket, Nihal, Çiğdem, Nilüfer, Çimer ve Çağım’a çok teşekkürler.
Bu çağrıyı açmama destek olan Nalan, Emre ve Begüm’e de ayrıca teşekkürlerimi yolluyorum.

Herkese sevgiler ve selamlar

Işıl

Topluluk Fonlamam Hakkında Güncelleme

Topluluk Fonlamam Hakkında Güncelleme:

Herkese merhaba,

Bugün Hindistan’a yolculuk niyetimi yazmamın ve topluluk fonlamasını  başlatmamın dokuzuncu  günü. Bu süreçte ne olup bittiğini sizinle paylaşmak istedim.  Geçen haftaki yazım burada.

Bu fonlamayı başlatmadan önce uzun uzun düşünmüştüm. İstemek bende  kırılgan bir yere denk geliyor.‘Tuhaf olur mu?’ ‘Nasıl olacak?’ ,’ Ya kimse beni görmezse?’ diye.

Görüldüm. Destekler geliyor, şükür. Dokuzuncu gün itibariyle 645 tl desteğiniz oldu. Sevgili destekçilerim Bahar, Berna, Eda, Sedef, Asuman,Berke, Özge, Nihal , Feryal ve Emre’ ye çok teşekkür ederim. Ayrıca manevi destekçilerime de çok teşekkür ederim.

Şimdi ne hallerdeyim? Haftaya kısmetse vize için başvuru yapacağım.  Uçak bileti hariç, masrafların 8500 tl olduğunu önceki yazıda belirtmiştim. Yaptığım hesaplamada bu miktarda 4500 tl lik tutarı ben karşılayabiliyorum. Geri kalan 4000 tl lik kısmı borçlanmadan, zorlanmadan karşılayabilmek için topluluk desteğine ihtiyacım var. Geçen haftaki 645 tl destekten sonra kalan ihtiyacım:  3355 tl.

Ve yola çıkış tarihim :19 Ocak

Peki kalan miktar için bana nasıl destek olabilirsiniz?

Hindistan’daki program 15 gün sürecek. Döndüğümde destekçilerime bazı armağanlar sunacağım:

 

Hindistan yolculuğumu anlatacağım : ‘Yola Çık!’ sunumu  25 tl katkı

Hindistan sonrası masal gecesi katılım: 30 tl katkı

Masal Anlatıcılığı ile ilgilenenler için ‘Anlatıcılığa Giriş’Atölyesi: 100 tl katkı

Gönlünüzden geçen katkıları yolculuğumdan önce bana iletirseniz bu durum benim için oldukça kolaylaştırıcı olacak. Ayrıca siz katılamazsanız ya da şehir dışında da olsanız bir arkadaşınıza bu etkinlikleri armağan edebilirsiniz.

Buna ek olarak, bu hafta sonu Eğitmen ve Profesyonel Koç olan Zeynep Berkol ile Mira Yoga’da Hikaye Yazma Atölyesi gerçekleştireceğiz. Katılmak için detaylar burada. Bu atölyeye katılarak ya da arkadaşınıza armağan ederek de yolculuğuma katkı sağlamış olacaksınız.

Benden şimdilik bu kadar. Heyecanlıyım. Herkese selamlar ve sevgiler 🙂

*Görselde kullandığım resmi Esen benim için yıllar önce çizmişti. O’na sevgilerimi uçuruyorum.

Tarlabaşı’nın Hikayecileri

Şişhane’den Taksim’e çıkan otobüs yolunda eski karakolun sokağından girip aşağı doğru kıvrılıp Tarlabaşı’na varıyorum. Tarlabaşı beni yine dar sokaklarıyla binadan binaya sallanan çamaşırlarıyla, sokakta oynayan çocuklarıyla karşılıyor. Buraya geliş sebebim, harika çalışmalar yapan Tarlabaşı Toplum Merkezi. Merkezin gönüllülerinden Öykü ile birlikte kolaj atölyesi düzenleyeceğiz.

 

Buraya her geldiğimde heyecanlanıyorum. Çocuklarla çalışmak çok güzel, Tarlabaşı’nın ruhu çok etkileyici. Öykü ile küçük bir beyin fırtınasından sonra işe koyuluyoruz. Öykü dergiden resimler seçerken ben de kütüphaneye yöneliyorum. Bakıyorum içinde tohum geçen kitaplara. Buldum! Arkadaşım Nalan Özdemir Erem’in Tohumun Rüyası kitabı burada. Sınıfa geçiyorum. Bana bakan 12 çift göz. Ah ne güzeller! Önce Tohumun Rüyasını anlatıyorum onlara. Gördükleri tohumları soruyorum zaten çoğu köyden gelmiş, görmüşler tohumun öyküsünü. Sonra Öykü ile birlikte kolaj çalışmasına geçiyoruz. Çocuklar dergilerden kestikleri fotoğrafları kağıtlara yapıştırıp bir hikaye oluşturacaklar. Herkes bireysel olarak kendi hikayesini yazacak. Marifetli eller çalışmaya başlıyor. Ağaçlar, çiçekler, arılar. Onları seyretmek çok keyifli.

Kolajlar bittiğinde çember oluyoruz, her birimiz sırayla kağıda oluşturduğumuz hikayelerimizi anlatacağız. Çemberin bir adabı var: Herkes birbirine eşit uzaklıkta ve herkes sırayla konuşuyor, kimse birbirinin sözünü kesmiyor. Ah ne hikayeler! ‘Evvel zaman içinde’ diye başlayan masal tadında hikayeler mi desem, sahibi ‘Ben çekiniyorum, anlatamam’ deyince, mahcup bir hale gelen hikayeler mi? Birbirimizi dinliyoruz. Bazen bir ağaç baş rolde oluyor, bazen güneş. Yaratıcılıklarına hayran oluyorum.

Herkes hikayesini bitirince, el ele tutuşup çemberi kapatıyoruz. Bana her birimizin farklı öyküsü olduğunu anlatan bu çocuklarla çalışmaya bayılıyorum. Gözlerinde bir sürü duygu var, sevinç, hüzün, merak. Yaşama karşı güçlü duruşlarını, hareketlerini, sordukları soruları seviyorum. Şayet Tarlabaşı tarafına yolunuz düşerse TTM’ye uğramadan dönmeyin ,bence yaptıkları işleri görünce bu güzel yüreklere hayran kalacaksınız.

Haziran/2016

Görebilir Misin İçimin Rengini?

Görünürlük üzerine bir buluşma ne zamandır içimde yankılanıyordu. ‘Çember’ ya da ‘council’ ya da ‘meclis’.Ankara Yaşam Çemberi‘nde ‘En son ne zaman görüldüğünü hissettin? sorusu beni bayağı sarsmıştı ve kendime sorup duruyordum. Bir kaç gün sonra  Güneybatı toplaşmamızda Fethiye’de- gezginim ya ben, koordinat değiştiriyorum sürekli- Nalan’a bir buluşma düzenleyelim dediğimde buluştuk , konuştuk ve şaşırarak gördüm ki Nalan’ın kendi sitesinde ilk yazdığı yazı görünürlük üzerineymiş .Karşılaşmamız bir tesadüf mü?

12773247_10153981832392445_1227617437_o
Çember, kalpten dinleme ve konuşma üzerine birbirimizin alanlarını gözeterek gerçekleştirdiğimiz bir buluşma.

 

Hazırlıklara başladık, çağrımızı yaptık ve çemberi gerçekleştirdik. Dün görünür olmak isteyen ne varsa su yüzüne çıktı, vakti gelmeyenler, biraz daha demlenmek için bekledi.

939396_10153981832602445_1745323268_o12842466_10153981832237445_518341055_o

İyi hissediyorum, içimdekileri duyan, beni yargılamadan dinleyen, göz göze diz dize oturduğum canlar var. Alanım ve zamanım var. Hele ki şu hızlı İstanbul’un içinde. Dilerim ki, bu bir başlangıç olsun. Bu yazı da fiziksel ya da manevi olarak yanımızda olanlara uçsun <3

*Fotoğraflar için Burcu Ceylan’a teşekkürler 

Anlatıcının Renkleri

şifa1

Geçtiğimiz hafta sonu Seiba Uluslararası Hikaye Anlatıcılığı merkezi tarafından düzenlenen Jessica Wilson ile Masallarla Şifa eğitimine katıldım. Bendeniz anlatıcının yolunda ilerlemekle birlikte ne daha önce masal anlatıcılığı eğitimi almış ne de konu ile ilgili atölyelere katılmıştım. Zaman zaman kendi yolculuğumu zaman zaman ise duyduğum ve okuduğum masalları anlatmaya koyulmuştum. ‘Masallarla Şifa’ meselesi beni cezbetti, içimdeki gizli şifacı bu eğitime gitmek istedi ve Jessica ile masal yolculuğumuz başladı.

Devam

Aykız Masalı ve Masal Oyunu

full+moon

Nur topu gibi bir ay masalımız oldu!Her şey benim gördüğüm rüyayı can arkadaşım İdil’e anlatmamla başladı. ‘Yazsana’ dedi İdil. İlk başta şaşırdım, hiç rüya yazmamıştım. Önce yazdım, sonra da telefonda İdil’e seslendirdim. Bir zaman sonra, bir saat bile geçmemişti ki, telefonda İdil, masalın ikinci bölümünü yazmış, bana okuyor! Biz çok eğlendik . Bir anda bir masal doğdu, hem şaşkın, hem sevinçliyim 🙂
Masalımız şöyle:
Aykız Masalı:

Ay kız bütün aydınlığıyla görünüyordu şehirden. Herkes hayranlıkla seyrediyordu onu. Önünden geçen bulutlar da ayrı güzeldi. İlerleyen saatlerde biri geldi durdu önünde Aykız’ın. Kız ne kadar, ‘Çekil önümden, ışığımı engelleme’ dese de , karşı taraf kaya gibi sertti.
-‘Bekle biraz, sabır göster.’ diyordu. ‘Burası benim yerim, şimdi burada duracağım, zamanı gelince de gideceğim.’
Ay kız ışığını gösteremiyordu kimseye.
_’Tamam, madem öyle bekleyeceğim o zaman.’
Diyordu demesine de, karanlıktan hoşlanmıyordu, şu karanlık geçse, ışısa yine tekrardan, bir an önce, olmaz mıydı?’
Karşısındaki bunu duydu, ‘Bekle, daha vakit var’dedi.
Korkmadı, kabul etti. Yüzeyine düşen gölgelere kızmadı. Gölgelerin bir bir üzerinden geçmesini seyretti.
-‘Peki’ dedi, ‘Şimdi beni kapatabilirsin, arınmam için bu gerekliyse, sabrediyorum ama sonra çekileceksin ve ben ışımaya devam edeceğim’
Ay kızın önünde durmasına izin verdigini duyan gölge rahatladı. Beraberinde getirdiği aslında daha cok gölge vardı ama çekindiğinden saklıyordu onları. Heybesinden diger gölgeleri de çıkardı. Bir bir dizdi ay kızın tam karşısına.
Karanlık daha da koyulaştı ve ay kızın ışığı neredeyse görünmez oldu.
Ay kız boğulur gibiydi, varlığını ışığı yansıtmasına borçluydu. Ama gölgenin sözlerine güvendi ve sabretti.
Günler, aylar geçti gölge ay kızın önünden ayrılmadı, sanki bir şeyler ister gibiydi.
Cesaretini toplayıp karşısındakine tekrar sormaya karar verdi Ay kız.
‘Hey Gölge! ne kadar daha önümde duracaksın? Gitgide soluyorum, güçten düştüğümü görüyorsun. Lütfen bana merhamet et.’
‘Bir şartla çekilirim!’ dedi gölge, ‘bana tüm şefkatin ve sevginle sarılırsan eğer bir daha ışığını kapatmayacağım’
Bunu duyan ay kız şaşırdı, daha önce kimseye hele bir gölgeye sarılmamıştı. Korkmasıyla birlikte gölge daha da büyüdü ve ay kız daha da güçten düştü. Kaybedecek birşeyi kalmamıştı artık Ay kızın. Böylece önünde duran ve kendisinden daha büyük gözüken gölgeye tüm şefkatiyle sarıldı.
Gölgeden tek bir kelime duyuldu, küçülürken.
-‘Teşekkürler’
O gece bir oldular ay kızla gölge. ve sonraki gecelerde de…
Aykız ve gölge birleşip göğe yükseldiler, birlikte sarmaş dolaş olup gökteki aya dönüştüler.
……..
Bu masalı hemen facebooktaki grubumuzla paylaştık ve oyunların devamına niyet ettik. Eğer sizin de kalbinize fısıldayan bir masal varsa,bir arkadaşınızla ortak masal yazmak istiyorsanız, ya da bizim gibi rüyayı masala çevirenlerdenseniz, buyrunuz oyuna 🙂
Facebook sayfamız:
https://www.facebook.com/groups/1199859216709230/?fref=ts

Sevgilerimle…

Masallar, Çember ve Biz

m2

En son ne zaman masal dinlediniz? Peki hiç anlattınız mı? Biz dün akşam Maçka Parkında yaklaşık otuz kişi birbirimizle masallarımızı paylaştık. Hikayemiz şöyle başlıyor :Geçen akşam Kumbaracı’ya masal dinlemeye gitmiştim. Çıkışta, tam oradan ayrılmak üzereyim, bir masal geldi bana, ‘Beni anlat ‘ dedi. Peki nasıl yapacaktım? İtiraf ediyorum başlangıçta benim aklımda masalımı beş , taş çatlasın on kişiye anlatmak vardı .Bir ev toplaşması mesela… İlham gelmişken anlatmalı , fazla zaman geçirmemeliydim. Burcu’ya söyledim hemen, o da sağ olsun, ‘Bu kız deli’ filan demedi, etkinlik açtık o akşam, arkadaşlarımıza duyurduk.

Beklenen gün geldi. O akşam çimenlere yayıldık, çember olduk tanıştık, derken, bir yandan da benim masal başladı beni dürtmeye : ‘Ne zaman anlatacaksın?’ Durmadım ben de, başladım anlatmaya. Masalım çemberin içinde, benim kelimelerimde…O çemberde bir yanımda eski dostlar bir yanımda yeni tanıdığım canlar , bir taraftan akıp giden bir hikaye vardı. Ne keyif ama ! Masal anlatmak bir yolculuk sanki, istikamet belli ama yolun ortasında senaryo her an değişebilir.

anlatıcı ışıl iş başında
anlatıcı ışıl iş başında

. Parkta masal anlatmak çok keyifli idi alanımız açıktı ve etkinlik boyunca çembere sonradan katılanlar oldu. En küçük katılımcımız bir yaşındaki Tarkan, en çok resimlere ilgi gösterdi. Burcu’nun anlattığı Su Masalı , etkinliğe gelen canların anlattığı birbirinden farklı masallar buluşmamıza renk kattı. Her masalda kendimden bir parça buldum, tuhaf mı? Bu arada, bir parkta çimlerin üzerindeyseniz her şeye hazırlıklı olmalısınız. Masal anlatırken fıskiyeler üzerinize su fışkırtabilir -bunu önlemeye çalışan teknik bir ekibimiz vardı şükür- , yan tarafta Açıkhava konserinden gelen sesler olabilir ama bunlar da etkinliğin büyüsünü kaçırmaya yetmez çünkü masallar birleştirir.

en tatlı katılımcımız Tarkan
en tatlı katılımcımız Tarkan

Bir zaman sonra , etkinliği kapatmaya giriştiğimde birkaç masal da o anda ortaya çıktı. Meğer benim ‘Hadi beni anlat’ diyen masalım gibi, başka masallar da varmış dile gelmek isteyen. Meğer grubun içinde gizli hikaye anlatıcıları varmış, ne mutlu. Dedi ki gelen arkadaşlar: ‘Tekrar yapsak ya, masallar paylaşsak yine.’ Bir masal grubu açmaya niyet ettik, İstanbul’da buluşmaları gerçekleştirebileceğimiz, hem parkta, hem kapalı alanlarda. Burcu grubu açmaya gönüllü oldu ve hemen ertesi gün açtı. Böylece ‘Kalpten Masal Çemberi’ grubu doğdu. Artık bir grubumuz var, Facebook üzerinde. Buradan birbirimize çağrı yapabilir ve masal anlatmak için bir araya gelebiliriz. Linki burada:

https://www.facebook.com/groups/1199859216709230/?fref=ts
Böyle zamanlarda İstanbul’u çok seviyorum . Her ne kadar köyde, kırda yaşama taraftarı olsam da , büyük şehirlerin bu güzelliğini göz ardı edemeyeceğim. ‘İçimden masal geçti, toplanalım mı Burcu?’ ve sonra parkta 30 kişi! Bu harika bir şey! Teşekkürler uçuşuyor kalbimden. Varlığı ile beni destekleyen, kolaylaştıran Burcu’ya , parka gelen anlatan ve dinleyen canlara, dile gelen masallara çok teşekkür ediyorum. Masallar iyi ki var . Biz de iyi ki varız. Kalpten masallarda buluşmak dileğiyle…