TaTuTa Çiftlikleri Üzerine

buzağı aşkı

buzağı aşkı

Bu bir Tatuta yazısı. Üç yıl önce işi bırakmış bir halde, yolculuk yapacağım ama nasıl ve nereden başlasam diye düşünürken Tatuta çiftlikleri yardımıma koştu. Yolculuğum bu çiftliklerle başladı ve yol boyunca pek çok çiftlikte gönüllülük yaptım.

 

Yolculuklarımı blogumda  yazdım ancak Tatuta’nın kendisi üzerine hiç yazı yazmadığımı fark ettim. Bu yazı biraz geç kalmış bir yazı , aslında bir teşekkür yazısı. Özellikle benim gibi aracınız olmadan ve tek olarak yolculuğa çıkacaksanız  ekolojik çiftliklere gitme ve yer bulma konusunda yardım almak için Tatuta‘nın sayfasına göz atmanızı öneriyorum.

Açılımı : Tarım- Turizm-Takas . Tatuta projesi ile Türkiye’de ekolojik tarımla geçinen çiftçi ailelerine gönüllü olarak başvurabiliyor ve çiftlikte çalışabiliyoruz. İlgi ve yeteneğimize göre hangi çiftliğe gideceğimize karar veriyor ve çiftlik sahibi ile iletişim kuruyoruz. Çiftliklerin işgücüne ihtiyacı birbirinden farklılık gösteriyor. Bu yüzden sayfayı detaylı olarak incelemekte fayda var.

nar ekşisi yaparken

nar ekşisi yaparken

Fikir vermesi amacıyla kendi sürecimden bahsetmek istiyorum.Buğday Derneği’nin İstanbul’daki ofisinde gönüllü olarak çalışırken uluslararası bir proje için bir Tatuta çiftliğine gönüllü arandığını duydum.  Çiftlikte gönüllülük yapmak için Hollanda’dan gelecek öğrenciler vardı ve bu süre içinde dil problemi yaşamamaları için çeviri yapacak bir gönüllü aranıyordu. Başvurdum ve kabul edildim!

 

İki hafta boyunca hem kollektif çalışmayı hem de köy yaşamını deneyimledik.   Tarhana öğüttük, nar topladık, nar ekşisi yaptık, zeytin hasadına katıldık. O çiftlikte üç hafta kaldım. İstanbul’a döndüğümde karar vermiştim, yol devam edecekti.

 

Burdur'da Gül Hasadı

Burdur’da Gül Hasadı

 

Mevsimin kış olmasına aldırış etmeden açtım bilgisayarı ve hangi çiftliklere gidebileceğimi araştırmaya başladım. Kendime üç aylık bir süre belirledim.İlk üç çiftliği seçip gideceğim diğer yerlerin spontane olmasına karar verdim.  Elimde tablet bilgisayarım da vardı nasıl olsa. Üç ay boyunca inek sağımından gül ekimine, toprak yapılarda çalışmaktan zeytin hasadına kadar pek çok deneyimim oldu. Bu sürede çok değerli insanlarla tanıştım. Yalnız yolculuk yapmanın güzelliğini gördüm, pek çok hikaye biriktirdim. Yerel insanlarla iletişim kurmak için yalnız yolculuk yapmanın çok değerli olduğuna inanıyorum. Aracım yoktu, yalnızdım ama fazla da zorlanmadım. Yol melekleri koruyordu ama Tatuta’nın da hakkını yemeyeyim. 🙂

 

Üç ay bittikten sonra İstanbul’a geldim, ekolojik yaşam yarı zamanlı bir işte  çalışmaya başladım ancak kendi kendime  ‘İstanbul’da yaşamak  istemiyorum’ diye çok tekrar etmiş olmalıyım, o iş devam etmedi  ve yine yollara düştüm. Bir sürü köy, bir sürü topluluk, bir sürü çiftlik.  İki buçuk yıllık bir yolculuk bu, başka bir yazının konusu olsun. Şunu belirteyim ki, kararlılıkla çıktığım ilk üç ay benim için başkadır. O dönemde yeni bir hayatın kapısından adım attığım için, neredeyse karşılaştığım her insan, duyduğum her öykü bana ışık oldu.

ceviz ekerken

ceviz ekerken

ekşi maya ile ekmek yapmak

ekşi maya ile ekmek yapmak

Tatuta sistemine geri dönecek olursak; bu çiftliklerde gönüllü olduğum süre içinde;

-Ekolojik yaşam üzerinde farkındalığım arttı. Üretim ve tüketim dengelerini sorguladım. Daha az tüketmeye özen gösterdim. Şehir hayatı ile köy hayatı birbirinden farklı olduğu için ihtiyaçlarım da farklılık gösteriyordu. Örneğin, kıyafet alma ihtiyacım yoktu. Üç ay boyunca atmış litre sırt çantası ile çok az tüketerek yaşama denemelerim oldu.

-Yerel tohumlarla tanıştım. Atalık tohum, hibrit tohum ve GDO ne demektir bunlar üzerinde  kafa yordum ve şehirlerde tükettiğimiz gıdanın doğallığını sorgulamaya başladım.

-Şehirden köye göçen ailelerle tanıştım. Nasıl bir üretim modelleri olduğunu, kendilerine nasıl bir yaşam oluşturduklarını gözlemledim, deneyimlerinden faydalandım.

-Kuşaklardır köyde yaşayan ailelerle tanıştım ve üretim biçimlerini gözlemledim.

-Hayvanlarla, bitkilerle ve ağaçlarla iletişimim daha da güçlendi. Bu, sanki sağ yerine sol elle yazmak gibi bir duygu. Beynimin başka bir tarafının çalıştığını hissediyorum.

masal diyarında

-Doğa ile uyumlu yaşam biçimlerini (toprak yapılar, kompost yapma, topluluk oluşturma) gözlemleme şansım oldu.Özetle söylemek gerekirse, Tatuta yola çıkmak için güzel bir sistem. Benim kendi yolculuğumda yani hayatımda yaptığım büyük değişiklikte önemli öğelerden biridir.   Eğer içinizde bilmek, anlamak, görmek  bir taraf  varsa yola çıkın çok beklemeden . Zamanına siz karar verirsiniz, ne kadar süreceğine, ister üç ay, ister üç yıl.Şundan eminim ki, benim gibi doğal yaşamı keşfetmek isteyenler için şimdi eskiye oranla gidilecek daha fazla kapı ve  destekleyen çok fazla oluşum var. Ne mutlu!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir