Senin Seçimin

 Görsel

Elbette şehirde doğup büyüyen, köy tecrübesi sadece  çocukluğundaki anılar olan bir kişi, ekolojik bir çiftliğe gittiğinde ‘çarpılır’.  Size nazlı nar ağaçlarından, nar ekşisi yapılmak için çırpılmaya başlayınca  nar tanelerinin kaçışmasından, derenin hüznünden , tarhana taşının coşkusundan , ağaçların bilgeliğinden bahsederdim ama daha önce yazacağım şeyler var.

Geçtiğimiz ekim ayında Pastoral Vadide EVS projesi gerçekleşti, Hollanda’dan gelen  2 grup lideri ve 6 genç, 15 gün boyunca gönüllü olarak Pastoral Vadi, Fethiye’de konakladılar. Bendeniz ise bir buğday gönüllüsü olarak onlara eşlik ettim, köylülerle iletişime yardımcı olmak ve bilgi vermek amacıyla. Bu gençler iletişim ve uyum problemleri olan, aile bağları kısıtlı , terapi amaçlı projeye katılan gençlerdi ,aralarında otistik belirtiler gösterenler de vardı. Ancak projeye katılmak ve başvurmak için –inanır mısınız- tereddüt etmedim. Çünkü problemimiz  olsun ya da olmasın doğa bizi dönüştürür ve değiştirirdi. Terapi herkese lazımdı , bana da , şehrin kaosundan bunalan herkese . Zaten bir öğretmen olarak şehirde grup dinamiklerinin her zaman içindeydim ,ancak bu grup ruhunun  doğada nasıl kendini göstereceğini merak ediyordum. Zaten, geçtiğimiz Ağustosta Çamtepe ‘deki Victor’un evinde bulunduktan,  şehirden bir süre uzak kalmak mümkünmüş , gördükten sonra bir güç itti işte beni, gitmelisin, diye.

Projeye hakkında kısa bilgi : Projeye katılan gençler Hollanda’daki Sosyal Hizmetler kurumuna bir motivasyon mektubu yazarak neden gelmek istediklerini belirtiyorlar. Havası , kültürü, coğrafyası farklı olan bu bölgede belli ki kendilerini görmek istiyorlar, belki daha önce ait olduklarını hissetmedikleri ‘grup’ ile beraber iş yapmak , birliktelik ruhunu deneyimlemek. İnziva şeklinde bir terapi değil , insanın başkasında kendini gördüğü bir terapi şekli.

İlk gün çalışmamız zeytin toplamak ve kerpiç ev için kerpiç taşımak ile başladı , Aman Allahım , o nasıl bir sistematiklik! ‘Hadi sistem kurun ‘ deyip , ‘bu hafif’, ‘ bu ağır dikkat edin’ diyerek bir baktım bizim kerpiçler bitmiş! İş bitince çoğumuz bakkala gitmek istedik, Pastoral Vadiden bakkala 45-50 dk lık bir yürüyüş mesafesi vardır, biz yürürken bir kısmımızı gideceğimiz yere bırakmak isteyen minubuse hayır teşekkürler, biz bir ekibiz, arkadaşlarımız yolda kalacaksa biz de binmeyelim’ diyen bir ekip…

On beş gün boyunca nar topladık, nar çırptık , zeytin topladık ,gelen konuk için evlerin hazırlanmasına yardım ettik ve tarhana yapımına yardımcı olduk vb…İşin ilginci benim hadi hadi şimdi ne yapıyoruz paniğime grup lideri Evert’in sakin ol Işıl , yavaş yavaş demesiydi ve evet bunu Türkçe söyledi  .Büyük şehirden geldiğim nasılda belli idi, her zaman bitmesi gereken işler ve yetişmesi gereken meseleler vardı, doğanın dinginline değil ,koşmaya alışıktım ben.

Açıkçası biz 15 gün boyunca şehir kandırmacası içindeki tüm uyarıcılardan uzakta idik. Trafik, televizyon , sıkıldığın zaman gitmek ,bir şeyden rahatsız olduğun zaman kaçmak yoktu. Gerilimli durumlar oldu elbet , belki de sırf bu yüzden oldu. Dış uyarı çok az ve insan kendi ile yüzleşiyor. Yoga grupları neden inziva için buraya geliyorlar anladım . Öfke de ,hüzün de, kızgınlık da ,sevinç de , o an olmasa bile hemen sonrasında  kendini gösteriyor, yüzleşiyorsunuz. ‘Bak diyor, burdayım, şehir yaptığın gibi kaçamazsın  ‘ .  Bizim gençlerin bir tarafı ‘yaklaş’ diyordu, grubun bir parçasısın ; diğer tarafı da ‘uzaklaş’ ,  ‘havasını suyunu bilmediğim bu ülkede ne işim var ?’   Grup liderimiz çatışma zamanlarında bir cümle söylüyordu : ‘Senin seçimin… Sen burada olmak istedin, mektup yazdın ve geldin , burada olmayı sen seçtin’

Birkaç nokta var ki, paylaşmadan geçemem :

Grupta demokratik uygulamalar vardı, mesela köy düğününe gidilecekse oylama yapılıyor, istemeyen gelmiyor. Çoğunluk geldi tabii hemen yakınımızdaki köy düğününe ve benden çok oynadılar 🙂

Aralarında Hollandaca konuştuklarında ve ben ne konuşuyorsunuz deyince ‘Hiç ,Hollanda eğitim sisteminden bahsediyoruz’ deyip bana sürpriz doğum günü partisi düzenlediler.

Yoga evinin temizlenmesi izin günlerine denk geldiği için, ‘hadi hızlıca akşamdan yapalım’ deyip akşam yemeğinden sonra temizlik yaptılar.

İletişime kapalı olan bir grup üyesinin son zamanlarda bana Hollandaca öğretmeye çalıştı.

Son akşam bizim için Hollanda yemeği pişirdiler.

 Evet , projenin sonunda Pastoral’den hepimiz nasibimizi aldık. Hep beraber terapiden çıktık, bizi terapi eden neydi sorusunun cevabı çok ,  yazıya sığması zor aslında . Belki oradaki bilge ağaçlar bize bir şeyler fısıldadı, belki karşılaştığımız kaplumbağa , belki toprağın köklerini ayıklarken karşımıza çıkan solucan. Ya da Pastoral bize toptan büyü yapmıştır bilemeyeceğim. Gerçek olan şu ki, çoğumuza hayatta nerede durduğumuzu gösterdi ve ayna tuttu. Ben kendi adıma niyeti bozdum ve şehir bana uygun değil demeye başladım, hayırdır inşallah 🙂

Not: Efendim grubun adı neden Hagelslag  merak edenler için : Hagelslag Hollanda da çokça yenen bir çikolata çeşidi imiş, gelirken getirdiler ve bizim de deneme şansımız oldu. Küçük çikolata taneciklerini tereyağının üzerine döküyorlar. Hollandaca öğreneceğim diye niyet etmem ancak sadece Hagelslag’ ı öğrenebilmemden dolayı, hep beraber çokça tekrar etmemiz  üzerine , grubun adı ‘Hagelslag Team’ oldu.

Not2 : Döndükten sonra konuştum grup liderleriyle , çocukların çoğu Pastoral’e geri dönmek istiyormuş  🙂

2 thoughts on “Senin Seçimin

  1. denizkulga

    “harika” kelimesi söylenebilecek pek çok şeyin en özet hali sanırım. okurken;”oradaymışım” hissine kapıldım. kalemine,yüreğine sağlık.şehirden kaçabilme cesaretine özendim. pek çoğumuzun yapmak istediği fakat türlü türlü sebeplerle cesaret edemediğimiz şeyleri yapıyorsun.ilgiyle,sevgiyle ve merakla takip ediyorum yaptıklarını Işıl’cım. hoşçakal

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir