Oyuna Devam !

hipatia   3 Şubat 2015   Yorum yok Oyuna Devam !

Çandır köyünde, yeni doğan kuzu ve annesiBu bir ‘oyun’ yazısı. Aysu bana ilham verdi. ‘Yazın’ dedi, ‘Yazın, anlatın, bulalım birbirimizi!’
Peki. Başlıyorum. Beni tanıyanlar için ikinci baskı olabilir ama bu bölümü anlatmam gerek. Son bir yıldır gezginim. On yıllık çalışma hayatımı bıraktım, hayatımın  son bir yılı farklı çiftliklerde geçti. Başka bir dünyanın , farklı bir dünyanın mümkün olduğunu gördüm. Gerek bireysel mutluluğum, gerekse dünyayı kurtarma planlarım içinde yeni hayatımı seviyorum.

İstanbul bu süreçte çeşitli bahanelerle yanına çağırdı beni, döndüm ben de. Yukarıda gördüğünüz mekandan (Çandır Köyü ), göl kıyısından, orman içinden sıyrılarak İstanbul’a döndüm.İstanbul’un sevdiğim insanları görmenin , sevdiğim bir kaç atölyeye katılmanın haricinde, cazip bir tarafı yok. Her geldiğimde üretim- tüketim dengesi başımı döndürüyor. Hani şehre göç edilir ya, imkanlar çoğalsın diye, asıl imkanlar orada. İlk fırsatta ‘köylerime’ dönmeyi ümit ediyorum.  Burada her şey çok hızlı ve ben kendime sürekli ‘ yavaşla’ diyorum. Dahil olmak istediğim bir üretim modeli yok. Aslında gelmişken biraz ders mi anlatsam? Geçtiğimiz yıllarda ‘Hocam bu derste filozoflar yerine gittiğiniz yerlerden bahsetseniz? ‘ diyen öğrencilerim vardı ama malum, ders programını yetiştireceğim diye pek fazla anlatamazdım. Şimdi olsa  anlatırım ne olacak, akılsal çıkarımlara ara verip yolları anlatırdım, inekleri ,arıları , ağaçları… Ahlak felsefesi, bilim felsefesi, bilgi felsefesi ve hatta siyaset! Arılar hepsinin de kapsamına girer, niye daha önce düşünmedim !

Bugün bilinen kariyer sitelerinden birinden ilan aldım, niyeyse üyeliğimi iptal etmemişim. Bana yine uzun mesai saatli bir iş teklif ediyor. Oysa ki benim kariyer planlarım içinde çoban olmak, kovanlarımı dinlemek, tarlada çalışmak, bitkileri anlamak, kuşlarla tanışmak var. Bir de yol halleri var tabii, yol hali başkadır, yolda olmak insana evdeki kütüphanesini unutturur! Arşivdeki dergimi tekrar almışım mesela bugün,(Psikeart’ın Mart 2013 sayısı-isteyen olursa paylaşabilirim) Aslında kütüphanemdeki her kitabı dergiyi bilirim, onlara bağlıyım ve şu anda hayretteyim.

Tekrar Aysu’ya dönelim :Geçen hafta  blogunu okudum. ‘Yola çıkmak istiyorum‘ diyordu. ‘Kısacası eğer varsa hayal ettiğiniz, hep içinizden geçen, yapmak istediğiniz ama çekinip ötelediğiniz bir şey, yazın, paylaşın, bakarsınız yola beraber çıkarız!’.

Bu çağrı beni etkiledi. ‘Hadi yolculuğa çıkalım, ihtiyaçların ne, nasıl yardımcı olabilirim ‘ cümleleri her zaman duyduğum şeyler değil, gerçi son bir yılda etrafımda daha çok gezgin var ve daha çok duyuyorum, ne mutlu ki. Ben de bu oyuna dahil olmak istedim. Bir ihtiyacımdan bahsedeceğim ve oyunun devamı için bir tuğla da ben ekleyeceğim: Karadeniz’e gitmek istiyorum. Yolculuğum boyunca hep Ege’deki, Akdeniz’deki çiftliklere gittim, oysa ne güzel olur kuzeye yol almak. Hep yalnız seyahat ettim, yanıma kimseyi istemedim , ama ne güzel olur sevdiğim canlarla birlikte olmak! Artık yavaş yavaş gezginlik sürecinden  toprağımı bulup köklenmeye doğru geçişe niyet ettiğim bugünlerde , hayal bu ya, kalbimden Karadeniz geçti. Megreller(*)le tanışır, hikayelerini dinler, yaylalara çıkarız. Köy evlerinin serpiştirildiği yamaçlardan geçer, rüzgarı dinleriz. Çoban oluruz. Kara kovanları görürüz, mısır ekmeğinden yeriz. Ne merak ediyorum oranın ağaçlarını, toprağını suyunu. Ne haikular kurulur orada! Çocuklarla oynar, onlara masal anlatırız. Fındık toplarız, Ayşe Teyze’nin hikayesini dinleriz, eve gidip kuzine yakarız!

karadenizde bir yayla   nilu 2

Peki ne zaman ? Yaz aylarında yayla festivalleri düzenleniyor, onlara gitmek isterim. Hatta orada belgesel tadında bir şeyler yapmak isterim.Yalnız seyahat edince tam teçhizatlı Cevat Kelle gibi olamıyorum tabii ki, bazı parçalar eksik kalıyor.Evet, bu yolculuk için benimle aynı kafada yol arkadaşlarına, güzel bir fotoğraf makinesine, hatta kameraya ihtiyacım var. Ben yazı yazayım siz fotoğraf çekin. Ben röportaj yapayım siz kayda alın. Düşündüm ki; Aysu’nun çağrısı bana yardım eder , bizi birleştirir. Belki Aysu heyecanlanacak gitmek için, belki başka canlar. Bu yolculukta kollektif enerjiye ihtiyacım olduğunu hissettim.Hep dilimde olan Karadeniz için , yolculuğun somuta dönüşmesi için böyle bir yazıya ihtiyacım olduğunu hissettim. Bu yazı, benim gibi Karadeniz niyeti olan canları birleştirsin!

Oyunumuzun son halkası boşluk doldurmaca , hemen tamamlıyoruz 🙂

Bir hayvan olsam, kartal olup dünyaya onun gözüyle bakmak isterdim.

Beni daha iyi tanımak istersen, yazdıklarıma, çizdiklerime, katıldığım etkinliklere bak!

Bir uçan halım olsa, masal diyarlarını gezerdim !

*Megrel: Çoğunlukla Karadeniz kıyısında yaşayan, Megrelya’ nın batı kısmına yerleşmiş bir grup.

Vee oyuna bir şarkı ile devam ediyoruz : Karadeniz,  Mircan’ın Outım albümünden ‘Karmatte Gola Gza’

Hayalimiz bol, yollarımız açık olsun 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir