İpek Böceği’nin Kaderi

i4

Datça’da ‘Birlikten Kuvvet Doğar’ projesi için yollardayız. Bazen Bozburun Yarımadası’nda gezinen inekler oluyor yoldaşımız, bazen Sındı Köyü’nün bademleri, bazen Kızlan Köyü’ndeki arılar. Üçüncü günümüzde Hızırşah Köyü’ne geçiyoruz, ipek böcekçiliği yapan Özlem’in atölyesini ziyaret edeceğiz.

Özlem, belediyenin açtığı kursu tamamladıktan sonra kendi atölyesini açmış bir kadın girişimci. Köye girer girmez, bizi diğer köylerde karşılaştığımız gibi bir yemek ziyafeti bekliyor. Yemekten sonra Hızırşah ipek dokuma atölyesini ziyaret ediyoruz. İpek dokuyan tezgahlar konuşuyor; emek kokuyor, can kokuyorlar. Tezgahın başında bize işin nasıl yapıldığını anlatan ablalardan öğreniyoruz ki, köyde ipek dokuma öğrenme işinde çalışan çok fazla insan yokmuş.
-“Sabır gerek, güç gerek.” diyorlar. “İlk başta geldiler, sonra bıraktılar.”

Buradan Özlem’in atölyesine geçiyoruz. Atölye renkli, içerde tezgahlar ve sergilenen şallar, kıyafetler var. Cam kenarında ipek böceği tohumlarını ve minik bir kutuda yaprak yiyen tırtılları görüyoruz, Özlem bize göstermek için döngünün minyatürünü hazırlamış.

i1

İpek Böceği Tohumları

i2

Dut yaprağı yiyen tırtıllar

İpekböcekçiliği süreci, dişi böceğin yumurtalarını bırakması, yumurtaların tırtıla dönüşmesi, tırtılların dut yaprağıyla beslenmesi, beslenen tırtılların ipek liften koza sarmaya başlaması ve kozaların ipekböceğinin içinden çıkmasını beklemeden kozaların kaynatılmasından oluşuyormuş. Bunu yeni öğrendim ve açıkçası beni derinden etkiledi. Meydana gelen ipek çileleri çözülerek dokumaya hazır hale getiriliyormuş.

Özlem anlatıyor:

“Tırtılları bir ay boyunca sürekli besleriz. Nemli ortamda, yirmi beş derece sıcaklıkta, kimyasal hiçbir etkiye maruz kalmayacak şekilde. Bunun dışında çok önem verdiğimiz bazı şeyler daha var: Elimizi zeytinyağlı sabunla yıkıyoruz, ipekböceklerine verdiğimiz topraklar tozlu olmayacak. İlaçlı tarım arazilerinden uzak duruyoruz. Bir ay boyunca bu şekilde ipekböceklerini besliyoruz.’

İpekböcekleri bir ayda dört uyku devresi geçirirlermiş. Bu süreç içinde deri değiştirir, her deri değiştirdiğinde biraz daha büyürlermiş. Bir ayın sonunda kozaya sarıp bekleme dönemi başlarmış.

“Koza sardıktan sonra on on iki gün beklenir, sonra ipeği alınır. İpekböcekleri iyi beslenirse beş yüz metreye varan bir uzunluk bırakır.” diyor Özlem. “Sonra bağdaş kurarız, ipleri  yumak haline getiririz ve bükeriz, sonrasında dokuma evresine geçeriz. İpler zeytinyağında bir gün boyunca kaynatılır,çünkü ilk hali çok serttir. Sonra da boyarız  kök boyalarla. Nar kabuğu, karadut, gelincik çiçekleri, ceviz kabuğu, badem kabuğu, zeytin dalı.” Renkleri kalıcı yapmak için limon ya da sirke tuz ile kaynayan suyun içine atılıp yarım saat kaynatılırmış, sonra da içine kumaşın kendisi katılıp yarım saat daha kaynatılır ve daha sonra asılırmış.

i7

Özlem bize süreci anlatırken

Daha sonra  tezgahta  iplerin nasıl kumaş haline geldiğini görüyoruz.Tezgahın üzerindeki ipler maharetli ellerle hizalanıyor, başka bir forma dönüşüyor. Hem kuvvet, hem sabır işi. Özlemin tek yardımcısı kızlarıymış. İşin büyüklüğüne bakıp erkeklerden ipek böcekçiliği işi yapan olup olmadığını soruyoruz. Aslında bu işi eskiden erkekler daha fazla yaparmış, savaşta erkekler cepheye gidince, işi kadınlar üstlenmiş.
i3

İlk defa ipek böceklerine bu kadar yakınım. Üretimi yakından görünce kumaşların kıymetini anlıyorum. İpek böceği tırtıl olup çalışarak, sonra da ağzıyla ipleri örerek bize dokunmaya kıyamadığımız kumaşları miras bırakıyor.  Doğanın gördüğüm mucizelerinden biri sadece.

Aslında bugüne kadar bilmediğim bir gerçeği öğreniyorum: İpek böceklerinin kozadan çıkmalarına izin verilmeden kazana atılmasını. Acımasız geliyor. Yapanları yargılamak benim işim değil. Kime göre ve neye göre, bu hep tartışılmıştır. Ben ipek böcekçiliğini eleştiririm ve sonra biri çıkar, der ki : Ama Işıl sen de et tüketiyorsun, hayvanların ölmesine vesile olmuyor musun? O yüzden, ipek böcekçiliği bana göre değil deyip, aradan çekiliyorum.

Sevgilerimle

 

One thought on “İpek Böceği’nin Kaderi

  1. Pingback: İpek Böceği’nin Mirası | Jiyana Ekolojîk

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir