Category Archives: Yolculuklarım

Köyde Hayat

hipatia   13 Temmuz 2015   Yorum yok Köyde Hayat

Rekorumu kırdım pasta isterim! Bir köyde yer değiştirmeden bir aydır yaşıyorum. Hani hep giderdim de bir hafta – on beş gün kalır yer değiştirirdim. Bir toprak üzerinde bir aydan fazla kalınca, toprak bana ben de toprağa alıştım zannımca. Köyde hayat güzel. Burası Kadıköy, bir dağ köyü. Kışın beş, yazın on hane oluyormuş. Eskiden atmış hane kadarmış ama iş için gençler… Read more »

Yeni Hayat

hipatia   28 Haziran 2015   Yeni Hayat için 4 yorum

Bazen aklıma eski hayatım geliyor. Hep köyde bayırda değildim ben, dokuz yıllık kurumsal hayat geçmişim var. Birkaç yıl önce idi, o zamanlar çalıştığım şirket  ‘tayin’imi İstanbul’un başka bir semtine çıkarmıştı. Yeni çalışacağım yer evime o kadar uzaktı ki- sadece gidiş bir saatten fazla-, içten içe sinirlenmiş, evime yakın birçok şube varken bu uzaklığın sebebini anlayamamıştım. Bir gün yorgunluğun da etkisiyle… Read more »

Isırgan otları, Mürver ve Düğün Çiçeği Üzerine

Bitkiler ile aranız nasıl? Sadece para ile satın aldığımız , markette pazarda satılan bitkileri kastetmiyorum. Hani şu yoldan geçerken farkına varmadan üstüne bastığımız ısırgan otları, karahindibalar, papatyalar ile? Ya çoban çantaları? Yapraklarına dokunur musunuz hiç, bakar mısınız nasıl yaşam kuruyor kendine, nasıl barınıyor; büyürken arkadaş, yoldaş arıyor mu yanına, yoksa kimseyi istemiyor mu? Benim farkındalık sürecim geçen yıl ilkbaharda başladı…. Read more »

Tohum Okulunda Tohum Olmak

Rüzgarın peşine takılıp giderken pek fazla yazı yazamıyorum . Tohum okulu ise günlerdir bana fısıldayıp duruyor:’Beni sevmedin mi? Beni niye yazmıyorsun?’ Sevmez olur muyum? En çok sevdiğim okullardan biri o! O halde artık yazmalıyım. Mart ayının ortalarında Seferihisar’daki Doğa Okulu’ndaydım. Doğa Okulu, klasik okullardan farklı, birlikte yaparak yaşayarak öğrenme gerçekleşiyor. Doğa Derneği’nin desteği ile kurulmuş ve 2014 yılından beri usta- çırak… Read more »

Göç Yolları Görünür Bize

Çobanın yüz yıllık heybesi ile

Çandır köyünde Yörük kültürünü yaşatan Mehmet ve Hatice Varol’un misafiriyim. Kapıdan içeri girince beni bir Yörük çadırı karşılıyor. İçerde 100 yıllık bir gelinlik, renkli kıyafetler, yün eğirmek için çıkrıklar, çobanların yemek taşımak için kullandığı heybeler, körüklü çizmeler var. Dokunuyorum kıyafetlere, kim bilir neler yaşadılar. Genç yaşta ölüp bebelerini öksüz bırakan gelinin zülüflerini görüyorum, hikayesini dinliyorum. Bir belgeselin içinde gibiyim. Mehmet… Read more »

İyi ki varız!

hipatia   29 Mart 2015   İyi ki varız! için 2 yorum

Bursa’dan Fethiye’ye arkadaşlarımın evlerini de sayarsam bir ayda dokuz kapı dolaştım , bir dolu şehir bir dolu yüz…Yol o kadar hızlı aktı ki çok fazla yazı yazamadım. ‘Işıl, sen de o zaman hissiyatını yaz.’ dedim kendime ve ortaya böyle bir yazı çıktı. Çandırdayım. Buraya ilk defa ocak ayında gelmiş ve Çandır’ın güzelliklerini anlatan bir yazı yazmıştım. Bu yeni yazımda, geldiğim… Read more »

Ceviz Ağaçları, Arılar Ve Köy Havası

Yol devam ediyor. Ege’ye inmeyi planlarken vazgeçiyorum ve Bursa üzerinden Bilecik’e geliyorum. Malum buralara henüz bahar gelmedi ve merak ediyorum kış koşullarını . Burası Bilecik’in Kurşunlu Köyü, Bedriye Berber Engin ve Eşi Celil Engin’in yanındayım. Kurşunlu Köyü, 1930 yılında, daha çok Bulgaristan’dan göç edenlerle kurulmuş bir köy. Yaklaşık 120 hane var , başlıca geçim kaynakları tarım, maalesef hayvancılık biraz geride… Read more »

Flora’da Ekşi Mayalı Ekmek

Su ile kabaran tanecikler

Chuang Tzu, düşünde kendisinin bir kelebek olduğunu gördü, ama uyandığında düşünde kendini bir kelebek olarak gören bir insan mı, yoksa kendini insan olarak gören bir kelebek mi olduğunu bilemedi. Flora’dan , Ayşe ve Selahattin’in yanından döneli bir ayı geçti ve ben hala Flora yazısı yazamadım. Aslında bu yazı da hala bir Flora yazısı değil. Bu bir ekmek yazısı. Baş kahramanımız… Read more »

İçimden Geçenler

hipatia   17 Şubat 2015   Yorum yok İçimden Geçenler

Özgecan’a İki sene önce , Polonyadayım. Gün güneşli ama sokak ıssız. Elimde koca bavul ara sokaklardaki hosteli bulmak için iç kısımlara doğru , harita ile ilerliyorum. İşin içinden çıkamadım. Durdum, haritayı bir o tarafa bir bu tarafa döndürürken, iyi giyimli bir adam yaklaştı : ‘Güzel bayan size yardım edeyim ? ‘Yok yok ‘ dedim, ben kendim bulurum. Tam o sırada… Read more »

İlk Atölyem- Canım Atölyem

atölye sonunda

‘Arılar, Zeytin Ağaçları ve İnekler üzerine’ bir atölye… YAŞÖM’den Sam bir gün bana dedi ki : ‘Işıl, çiftlik ziyaretlerini, deneyimlerini paylaştığın bir atölye yapsan ne güzel olur.’ İşte böyle başladı atölye fikri. Bir kaç gün sonra duyurusunu yaptık ve beni de tatlı bir telaş aldı. Düşündüm ki, benim yapacağım atölye günümüzde yapılan popüler atölyelerden farklı. Bir ‘hikaye anlatma atölyesi ‘… Read more »