Armağanlarım ve Ben

GiftivalHeader

Bu yazının büyük bir kısmı otobüste yazıldı. Yolculuğum boyunca birkaç kez yol paylaşım sitelerini, birkaç kez de otostop kullansam da , şu anda ‘konfor’ alanımın içinde otobüsteyim. Otostop zaten kalabalık olunca güzel. Geçen ay arkadaşlarımla ilk defa bir tır otostopu yapmıştım . Bizimle yolunu paylaşan tırcı Ramazan Abi hem hoş sohbet hem de eli açıktı, yol molasında bize yemek ısmarladı durdu. Ne armağan ama! Bir de hani derler ya, ‘Allah fukara kulunu sevindirmek için önce eşeğini kaybettirir , sonra da buldurur’ diye. Geçen ay otostop yaptığım bir arabada lap topumu unutup, sonra aynı gün içinde buldum. Bu yazıda yol esnasında bana gelen armağanlardan bahsetmek istiyorum.

Evimden son ayrılışımın üzerinden altı hafta geçti ve yol halleri armağanlarla dolu. Bazen muhteşem bir manzara, bazen dost sohbeti, bazen adını ilk kez duyduğum bir köye yolculuk… Çok sık yer değiştiriyorum, bazı kez sabah kalktığımda hangi şehirde olduğumu unutuyorum . Kendime diyorum ki, ‘Kaç yüz gördüm bu yolculuğumda? Bari fotoğraflarını çekseydim, bende kalan izleri yazsaydım altına, kendime güzel bir armağan olurdu.’ Kendime armağanım yola devam etmek, bunun yanında şükür dışarıdan da bir çok armağan geliyor. Bir masal anlatıyorum mesela , masalın sonunda  dinleyicilerden biri bana bir fotoğraf çekimi armağan ediyor. Sonra ‘ Ben size bu kitabı hediye etmek istiyorum. ‘diyor bir arkadaş. Bu ay kitap olarak çok bereketli oldu, toplamda beş kitabım oldu . Sırtımda taşıdığım altmış litre çantam beş kitaba dayanamadı ve onları evime gönderdim, gidince okuyacağım.  Son bir ayda bana gelen armağanlar :

Kitap, şalvar, yolculuk için yiyecek, fotoğraf çekimi, anahtarlık, ev yapımı merhemler, yol arkadaşlığı,dost sohbeti, sarılma, takdir edilme,görüldüğümü hissetmem, doğal gıdalar, kışın sıcak bir yatak ve para .

Yolculuğumun son bir haftası Ankara’da geçti. Buraya üç yıl sonra tekrar geliyorum. Gelişimin ilk günü bizim Anadolu Jam tayfasının beni sarıp sarmaladığı çemberle karşılanmıştım. Buradan ayrılırken topluluk oluşturma üzerine çalışmalar yapan Ankara Yaşam Çemberinin buluşmasıyla uğurlandım. Çember buluşmaları zaten bana çok iyi geliyor ki bu başka bir yazının konusu olsun. Ankara’da köy havası almam, Tahtacıörencik Köyü‘ne göçen Ceyhan, Nihal, Ilgaz ve Aral’ın hikayelerini dinlemem yine aldığım en güzel armağanlardan.

Ankara soğuk.Dışarısı eksi iki. İnsanlar sıcak. Burada içten dinleme, paylaşma var. Anadolu’nun, toprağın sıcaklığı var. Açık yollara, armağanlara, nemsiz soğuğuna şükran. Görüşürüz Ankara.

2 thoughts on “Armağanlarım ve Ben

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir