Anlatıcının Renkleri

şifa1

Geçtiğimiz hafta sonu Seiba Uluslararası Hikaye Anlatıcılığı merkezi tarafından düzenlenen Jessica Wilson ile Masallarla Şifa eğitimine katıldım. Bendeniz anlatıcının yolunda ilerlemekle birlikte ne daha önce masal anlatıcılığı eğitimi almış ne de konu ile ilgili atölyelere katılmıştım. Zaman zaman kendi yolculuğumu zaman zaman ise duyduğum ve okuduğum masalları anlatmaya koyulmuştum. ‘Masallarla Şifa’ meselesi beni cezbetti, içimdeki gizli şifacı bu eğitime gitmek istedi ve Jessica ile masal yolculuğumuz başladı.

Jessica Wilson psikiyatri kliniğinde çalışan bir hemşire. İlk masalı heyecandan alelacele  anlatmış hastasına. Hasta ‘Bir daha anlat’ demiş ve Jessica’nın masallarla yolculuğu başlamış. Üniversitede masallar üzerine araştırmalar yapmış, hemşirelere eğitimler vermiş ve masallarla çalışmaya devam ediyor. Üstelik masalları ‘terapi’ kategorisine sokmadan, hastalarla masalları analiz etmeden, kalbine hangi masal doğarsa onu anlatarak yapıyor.Bir ressamın tuvali boyaması gibi, o da içinde olduğu ortamı boyuyor.
Bizim eğitimimiz Jessica’nın getirdiği mumları süslememizle başladı. Jessica annesinin sandığından çıkan bu mumları bize getirmişti ve biz de süsleyerek istediğimiz kişiye hediye edebilecektik. Bu süsleme aşamasında yavaşlığı hissettim. ‘Yavaşla, zaman var, renklerle istediğin formu oluşturmak için, yeterince vakit var.’ Sonra, Jessica’nın masalları. Ne güzeldiler. Açılış masalı, ‘Hoş geldiniz’ mahiyetindeydi. Sonra masallar masalları izledi. Kah masalın kahramanı oldum, kah masalın karakterine mektup yazdım, kah masalı çizdim. Benim hissettiğim ‘Yavaşla, anlatmaya dair, birbirimizi dinlemeye dair vaktimiz var.’

şifa2

Süslediğimiz mumlar

Masallar hep mutlu sonla mı biter? Hayır tabii, mutlu olmayan sonlar da var bazen. Burada mutlu bitmeyen bir sonu değiştirme hakkım vardı. Değiştirmedim! İlginçtir, elimde fırsat var, senaryoyu değiştirebilirdim ama değiştirmedim. Kahramanın o yolculuğa çıkması başına tam da o şeylerin gelmesi gerekiyordu bence. Öğrenmesi için, görmesi için. Her ne kadar içim burulsa da, masal bu şekliyle iyiydi ve böyle bitmesi tesadüf değildi. Merkez Efendi’nin sözünü(*) anımsadım sonra. Her şey yerli yerinde.
Jessica ile eğitimimiz sonunda, bazı noktalar keşfettim. Kalbime güvenmem, masal çözümlemeleri içinde boğulmadan içime hangi masal doğduysa onu anlatmam, renklerle çalışmam, masalımla eğlenmem ve daha pek çok şey…Benim için oldukça keyifliydi. Masalın şifasını, her birimizin farklı olduğunu ve masalların her birimizin algılarına göre bize kişisel mesajlar verdiğini fark ettim. Jessica hastanelerde hikayelerle çalışıyor. Bizim ülkemizde de bu alanların açılmasını, hastanelerde, okullarda, hapishanelerde masal anlatacağımız günlerin çoğalmasını diliyorum.

(*)Koca Mustafa Paşa’daki Halveti dergâhının postnişi Şeyh Sümbül Sinan Efendi’nin dervişleri, şeyhlerinin sohbetinden feyz almak üzere çevresinde halka olmuşlar, Efendi’nin ağzından çıkacaklara kulak kesilmişlerdi. Şeyh Efendi sordu: “Söyleyin bakalım, Yaradan’ın kudretine sahip olsaydınız, neler yapar ya da neleri değiştirirdiniz?” Dervişler birer birer söz almaya başladılar: “İçki belasını tamamen ortadan kaldırırdım efendim”, “Tüm hastalıkları iyi edecek bir ilaç var ederdim”, “Herkesi Müslüman yapardım”, “Barış”, “Refah, huzur”, “İstibdada son, özgürlük”, “Mutluluk”… Fikirlerin her biri elbet birbirinden iyi niyetli ve hoştu. Fikrini beyan etme sırası Derviş Musa’ya gelmişti: “Efendim, fakir her şeyi yerli yerinde, merkezinde bırakırdım. Kuşku yok ki Yaradan isteseydi evreni daha farklı yaratmaya gücü yeterdi. Ancak en hayırlısı böylesidir. Hayat mükemmel bir ahenk içindedir. Haşa, Yaradan olsam, giden bir hırsızın yerine bir hırsız, bir delinin yerine bir deli, velinin yerine de yine bir veli getirirdim. Orantıyı korur, durumu kıyamete kadar bu minvalde devam ettirirdim.” O günden sonra Derviş Musa, ‘Merkez Efendi’ ismini aldı, Sümbül Efendi’nin halifesi oldu ve ustasının Hakk’a yürüyüşünden sonra posta oturdu. (Musa Dede’nin makalesinden alınmıştır.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir